7 Ocak 2011 Cuma

Yok Yok!

Şimdiki çocukların bebeklikten itibaren gelen ihtiyaç(?) listelerini düşündüm de yok yok. Özellikle o sayılamayacak kadar çeşit çeşit peluş, müzikli, konuşan, oynayan, ağlayan, zırlayan sınırsız sayıda seçenekle sunulan oyuncaklar. Ve yine daha doğumundan ana kucağı ihtiyacı ile başlayarak kanguruydu, salıncaktı, dönenceydi, oyun parktı, mama sandalyesiydi, yürüteçti, eğlence merkeziydi (ki bunlar şimdilik daha 6 aylık bir bebek annesi olarak bildiklerim eminim dahası çok daha fazlası var bu listenin ilerleyen zamanlarda göreceğim) bitmeyen bir liste duruyor tam karşımda.
Bir de bizi düşünüyorum en azından kendimi, küçükken sahip olduklarımı… bunların yanında bir elin parmaklarını geçmez.  Peki bu sınırsızlık hep böyle mi devam edecek? Düşünüyorum da kızım büyüdükçe o oyuncak mağazasında çeşit çeşit oyuncaklardan gördükçe hep dahası hep dahasını istemeyecek mi ve zaten ben de elimden geldiğince ona o küçükken hayalimden bile geçmemiş özellikteki oyuncaklardan almayacak mıyım? Kızımın eşyalarının tabi ki buna oyuncaklarda dahil evde kapladığı yer hızla büyüyor ve büyümeye de devam edecek.  Tamam hadi büyüsün büyümesine de peki ya sahip olduğunun kıymetini bilmek, yetinmek bu duyguları bunca sınırsız tüketim içinde hangi yolla öğreteceğim ben. Tabi ki bu sınırsızlığı sınırlayarak, tabi ki imkanlar dahilindeki sınırı ona öğreterek ama yine de bu tüketim çok fazla değil mi?
Bazen içim rahat etmiyor….

2 yorum:

Eymen'im dedi ki...

Çok güzel bir konuda yazmışsın. Düşüncelerini paylaşıyorum. Gerçekten çocuklar büyüdükçe eşyaları ve de döküntüleri de artıyor tabi. İnan oyuncak toplamaktan yoruluyorum. Şimdilik ben topluyorum ama umuyorum ki kısa zamanda öğrenir bıdığım kendi toplamayı.
Şimdiki çocuklar hem kendi haklarına, hem de bizim sahip olamayıp onlara edindirmek istediğimiz 2.bir hakka sahip oluyorlar. Tabiki ihtiyaçlar ve istekler de otomatik olarak artıyor.
Hele kıymetini bilmeyi öğretmek gerçekten zor. Ancak daha küçükten bunu aşılamak gerektiğini düşünüyorum ben. Eşyaya ve bir başka kişiye zarar vermemeyi ve her istediğini istediği zaman elde edemeyeceğini, SEVGİ dışında birçok şeyin karşılığı olduğunu öğretmek lazım sanırım. Bazen de akışına bırakmak gerek belki de?Sevgiler,Selamlar...

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

Teşekkür ederim, düşüncelerinize aynen katılıyorum. İnşallah bizler bunu çocuklarımıza aşılamayı başarabiliriz.