Benim oğlum var ya benim oğlum… Uyumadan yaşayan bebekler
sınıfında ilk 3’e oynar, bu kadar da iddialıyım. 7 Aylık bir çocuk gündüz
toplam da 2 ya da 3 kez 15-20 dakika uyuyarak günü geçirir mi? Hadi onu geçtim
gece boyu saat başı uyanıp, emzirmezsem dünyayı yıkıp sürekli emerek uyur mu?
Ben oğlumda hiçbir yöntem vs. geliştiremedim ne yazık ki. Aylardır 2 saat
aralıksız uyuduğunu bilmiyorum, araba yolculuğu ve hareket halinde pusetle
dışarda gezmek dışında.
Gökyüzünde Güvercinler Uçurtman Olsun Yavrum, Dikensiz Yollarda Yürü Sana İnanıyorum, Gökkuşağı Uzak Değil,Uzak Değil Bulutlar, Kalbin Tarla Sevgin Başak, Dostun Olsun Umutlar. Aslan Oğlum,Güzel Kızım Oyuncaksız Mı Kaldın, Sana Şeker Alamadım Ama Onurumu Bıraktım.
7 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Kasım 2012 Salı
Uyumam, Uyuma, Uyumasınlar
Vakti zamanında kızım diş çıkarırmış, hasta olurmuş
uyumazmış ben bunları dert edermişim. Mesela gece 3 saat uyumamış da sonra
uyumuş diye söylenirmişim. Ekstrem şartlar olmadığı sürece de gecede 1-2 kez
uyanıp uyuyan bir bebekmiş aslında da ben hiç uyanmasın istermişim. Kısaca,
şimdiki bana göre o zamanki ben masal gibi bir şeymişim.
12 Şubat 2011 Cumartesi
7 ay bitti…Büyüyorsun…
Gül güzelim 7 aylıksın artık ve sen büyüdükçe ben daha da bir özlüyorum senin ilk doğduğunda ki o minicik halini. Oysa konuşmanı da yürümeni de hasretle bekliyorum. Bir yandan büyümeni seyretmek, bir yandan yeteneklerinin artmasını istemek, bir yandan da hızla büyüyeceğini ve aslında o beklediğim günlerin çok da uzak olmadığını bilerek bugünler hiç bitmesin demek. Annelik bin türlü karmaşık duygunun bir arada bulunması hatta bu duyguların bütünü galiba.
Gün geçtikçe daha çok anlamaya başladın bir şeyleri. Şimdilerde ben bir şey söylediğimde dikkatle gözlerime bakıp anlarmış gibi dinliyorsun. Aç ağzını bakayım diyorum açıyorsun ve o anda beni mest ediyorsun. Yatağının içinde yanındaki koruyucu minderlerle, cibinliğinle uğraşıyorsun, darmadağın ediyorsun ortalığı. Nasıl o cibinliğe ulaşıp yatağın içinde sarıyorsun kendini, nasıl o minderleri yerinden çıkacak hale getirip altlarına giriyorsun hala anlayamadım hatta kaldırıp kaldırıp parmaklıkların arasından odayı incelemen de cabası.
Oturmaya başladın bu sıralar. Artık desteksiz oturuyorsun ve emekliyorsun. Kendine ait bir emekleme stilin var tabi hafif asker sürünmesine benziyor ama totomuz yukarda tabi. Emeklemen güzelde ben odadan çıkar çıkmaz ağlamakla beraber geldiğimde seni peşimden kapıya kadar gelmiş bulmasam daha bir iyi olacak. Gel sorun değil ama ah o kapının önündeki anten kablosu olmasa, hala bir çözüm üretemedim bu duruma. Zaten oyuncaklarla uzaktan yakından ilgin yok. Mesela bakım çantanı dağıtmak daha bir mutlu ediyor seni ya da laptopu önüne alıp klavyeye pat pat vurmak, tabi bu durumlarda pc kapalı oluyor açık olsa ne olur düşünmek bile istemiyorum. Bu şekilde bizi taklit etmeye çalışıyorsun sanırım. Dergi parçalamak en büyük hobin, özellikle yanına oturup veriyorum eline al parçala kızım diye. O halin çok hoşuma gidiyor, sanki büyük bir iş yapıyormuşsun gibi sevine sevine parçalıyorsun. Geçenlerde eline geçirdiğin bir peçeteyi yerken buldum seni ve çok korktum. Zaten sürekli burun burunayız ama daha dikkatli olmam gerekiyor anlaşılan. Ah bir de şu yeni öğrendiğin ağzına getirdiğim her şeyi büyük bir keyifle itme huyun olmasa da ellerini tutmak zorunda bırakmasan kendini. Refleks mi yaptın bu işi oyun mu, oyunsa bıraksan da yormasan anneyi keşke.
Bir de şu hep bir yerlerde dinlediğim, okuduğum annelerin bebeklerini düşürme maceraları benim de başıma geliyordu az kalsın. Neyse ki havada yakaladım seni ve bir bebeğin saniye bile geçmeden düşme potansiyeli olduğunu bende net olarak öğrenmiş oldum böylece.
Artık beni anladığına kesinlikle eminim. Herhangi bir şeye azıcık bir sesim yükselsin ağlıyorsun hemen. Çok hassassın sende nazlı kızım. Bir de ilk korkun çıktı ortaya. Fırın tepsilerinin çıkardığı sesten felaket korkuyorsun. O nasıl çırpınıp ağlamaydı öyle inanamadım. Üstüme tırmanma çalışmalarına başladın, anne beni al diye ağlamak yerine yanındayken üstüme tırmanıyorsun, hem de ne tırmanma. Bazen bu gücü nerden bulduğuna inanamıyorum.
Peki ya alt değiştirme maceralarımız. Yerinde duramayan, ordan oraya dönen, bol hareketli halinle zor zaptediyorum seni. Aslında çok da eğleniyorum, her halin başka güzel. Gözlerine derin derin bakıp hafifçe gülümsediğimde ağzını kocaman açıp gülmen beni bitirmeye yetiyor.
Kollarını kocaman açıp koşarak bana sıkı sıkı sarılacağın günü hasretle bekliyorum.
6 Şubat 2011 Pazar
Cadılar kulübüne bir aday var
Kızım her geçen gün bir başka artık, her hali bambaşka. Bu sıralar dediğini yaptırma çalışmaları var; her istediğini yaptırmak için mutlaka bir yol buluyor. Çığlık, kıyamet, bağrış takılıyoruz artık.
Anne gel beni kucağına al hemen çığlığı var, bu tiz bir ses. Bu oyundan sıkıldım artık var, bu da yüksek bir bağırma sesi ki genelde uzayan bir aaaaaa sesi. Artık acıkma derdi pek olmuyor çünkü düzenimizi kurduk ama az da olsa olunca ağlamak en büyük çözümümüz. Bir de arabada giderken sıkıldım ben artık sesi var, ana kucağından kalkmak için yapmadığı çılgınlık kalmıyor ve bu özel bir ses, tarifi bile yok. Zaten artık bir süre uzun yola çıkmama kararı verdik çünkü yol giderken olmasa bile dönüşte mutlaka işkence oluyor. Durmuyor ana kucağında ve bazen mecburen kucağıma alıp sakinleştiriyorum. Bir gün iyi ki varsın İstanbul trafiği diyeceğim aklıma gelmezdi ama genelde hep trafik olduğu için kucağıma alma seansları güvenlik açısından daha bir emin oluyor.
Her çığlığında istediğini anında yapmamaya çalışıyorum çünkü demek ki annem ben bu çığlığı atınca istediğimi yapıyor gibi bir algısı olup, isteklerine hep bu yolla ulaşmaya çalışmasın. Gel gör ki pek de dayanabildiğim söylenemez bu duruma. Genelde önce yanına giderek çığlığını kesip sakinleştiriyorum ve sonra istediği şey her neyse yapıyorum. Ama bu da ne kadar doğru bilmiyorum yani içgüdüsel bir çözüm buldum bu duruma. Tek bildiğim o anda ona hiç ilgi göstermeyip sanki yokmuş, duymuyormuşum gibi davranamıyorum çünkü hiç kesmiyor o çığlığı, aksine ses yükseldikçe yükseliyor.
Bu kız büyüdükçe cadılaşıyor ama böyle dünya tatlısı cadıya can kurbanJ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
