29 Ocak 2011 Cumartesi

Okuyorum, öyleyse varım!

Kitaplar olmazsa olmazımdır benim ama şimdilik olmazımdı demek zorundayım galiba. Küçük meleğim daha çok küçük ve ben ondan arta kalan zamanlarda ki bu sadece uyuduğu zaman oluyor evdeki işlerimi halletmekti, keyifti, internette takılmaktı, dinlenmekti derken şu sıra kitaba pek vakit bulamıyorum. Akşam onu yatırdıktan sonra da günün yorgunluğuyla yine kitap okuyacak beyin kalmıyor bende. Şimdilik böyleyim ama gazete, dergi vs. eksik bırakmıyorum kendimi. Sanırım okula da devam ettiğim için kızımdan kalan zamanlarda en yorulmuş halimle ders çalışacağım. Şöyle doya doya kitap okumayı öyle çok özledim ki hani kitap okumayı seven herkese olmuştur bu, bir kitaba öyle bir takılırsın ki o kitabı bitirmeden rahat edemezsin, ruhun huzur bulmaz hatta geçen saatlerin nasıl geçtiğini bile anlamazsın ve saate baktığında şok olursun. Ben bunu çok yaşamışımdır geçmiş zamanlarda aslında çok geçmiş sayılmasa da. Sanırım bir daha böyle bir kitap okuma zevki bana nasip olmayacak. Gerçekçi olmak gerekirse sürekli ilgime, sevgime ve bakımıma muhtaç bir kızım var artık ve devamında kardeş de olursa hayatımın uzunca bir kısmında ömrüm varsa tabi yaşayamayacağım bu aşkla kitap okuma zevkini. Kitap kurdu tabiri vardır ya o sınıfa da girmem yani keşke girebilseydim ama ortalama bir okuyucu olduğum söylenebilir.
Hal böyleyken kızımın da kitapları çok seven hatta benim birkaç adım önümde kitap kurdu bir insan olmasını çok istiyorum. Ama bunu zorla değil severek, zevkle yapmasını arzu ediyorum. O yüzden her şeyin en temelinden başlaması gerektiğine de olan inancımla onu şimdiden kitaplarla tanıştırıyorum. Ne yazık ki etrafımda daha 6 aylık bebek kitaptan ne anlar zihniyeti fazlasıyla kol gezse de benim buna inancım tam. Hatta ben yeni doğmuş bebek için bile ne anlar denmesinden nefret ediyorum çünkü bebeklerin her şeyi anladığına inanıyorum, kendi dilleriyle, kendi anlayışlarıyla. Her şeyden kendilerine göre bir şey anlıyorlar mutlaka ve o kıymetli atasözümüz “ağaç yaşken eğilir” den ilham alarak bu işin yolunda bulunuyorum. İşte sözü geçen yaş kimine göre 1,3,5 vs. olabilir ama benim için 6 aylık bir bebek fazlasıyla atasözündeki yaş sınıfına uygundur.
İlk kitabımız Fisher Price’ın eğitici aktivite bez kitabıydı:
Top, ördek, balık ve elmalar sayılarla ifade edilerek, çizimlerle örneklendirilmiş. Bir de şarkı söyleyen, sesini beğendiğim tatlı bir abla varJ 10’a kadar sayıyor amaç sayma kavramını öğretmek; 2 tane abla şarkısı, 2 tane de kısa müzik var. Bizim kız tek başınayken yemeyi tercih etse de ben yanında oturup kitabın sayfalarında parmaklarımla her şeyi işaret edip göstererek ayrıca gösterdiğim şeyle ilgili bir şeyler de anlatınca, hem parmağımı takip ediyor, hem de beni dinliyor. Bence bu işten keyif alıyor küçük hanım, hem  anne sesi mutlu ediyor hem  de daha dikkatli inceliyor. Henüz top, balık vs. kavramıyor olabilir tabi ama bunu zamanla göreceğiz bence mutlaka bir fark yaratıyordur bu.
İkinci kitabımızı da yeni aldık. Boomerang Gül Serisi 4. Kitap Evcil Hayvanlar:


Sesli ve bence harika bir kitap, hemen çocuk olmak istedim çünkü bana çok neşeli geldi. Kedi, köpek, muhabbet kuşu ve papağan sesleri var. Her biri Gül’ün hayvanları ve sabah yatağından kalkıp hepsine günaydın deyişi çizimlerle anlatılmış. Neden ilk olarak serinin evcil hayvanlar kitabını tercih ettim? Düşündüm ki kızımı bu hayvanların canlılarıyla tanıştırmam çok kolay olur. Hem canlılarını tanıtıp hem de kitaptan hikayeleyip seslerini de kavratırsam çok eğitici, eğlenceli olacağına inanıyorum.
Demek ki bundan sonra ben yine kitap okumaya devam edeceğim ama en çok kızımın kitaplarını.

2 yorum:

Eymen'im dedi ki...

Kitaplar kesinlikle çocuklar için çok eğitici ve öğretici. Erken olma konusunda katılıyorum sana. Bence de çocuk ne kadar çok uyaranla karşılaşırsa, o kadar çok öğrenir. Tabi zorlama olmadan. Biz öğretme çabası olmadan önüne sunmalıyız materyalleri. Kendi inceleyerek öğrenecektir.Biz sadece tanıtıcı ve yönlendirici olmalıyız diye düşünüyorum. Şimdi hafızasına alıyordur Nurefşan ve daha sonra konuşmaya başladığı zaman söyler ya da daha hareketlendiği zaman aynı şeylerle karşılaşınca bunu tepkileriyle belli eder. Bu nedenle doğru yapıyorsun diyebilirim. Ben de Eyemn'e resimli çok kitap aldım. İsmini söylemese de ben elma hangisi, araba nerde? vb.sorduğumda eliyle gösterirdi. Nurefşan da yakında öğrendiğini sana gösterecektir. Benim tek onaylamadığım nokta çocuklara erken yaşta rakamları, harfleri, geometrik şekilleri vb. şeyleri öğretmeye zorlamak oluyor. Herşeyin bir zamanı var ve mutlaka o zaman en iyi şekilde öğreneceklerdir. Bir de dahi bebek cdleri var. Eymen onlardan çok şey öğrendi. 6 aylık olduktan sonra günde 5 er dk izletilebiliyor. Sesli ve görüntülü olması açısından hem eğlendirici hem de öğretici. Tavsiye ederim incelemeni. Sevgiyle büyüt bebeğini.

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

eymen'im tavsiyelerin için çok teşekkür ederim bir eğitmen olarak düşüncelerin benim için çok önemli sevgiler..