31 Ocak 2011 Pazartesi

Yoğurdunu bensiz mi yiyecek?

Artık kızımı bırakıp okula gitme vakti geldi tabi bana da bunalımlar geldi. Elimde değil, kendimi bu sıkıntıdan kurtaramıyorum. Hep baş başa olduğum, dipdibe olup her ihtiyacına koştuğum kızımı haftada 3 gün yaklaşık 4’er saat bırakacağım yani haftada ortalama 12 saat ki bu da bir günün yarısı eder. Bu kadar ince hesap yapacak kadar kaybettim aklı başındalığı. Aslında 3 gün bile fazlaydı benim için, ben olayı 2 dersle tatlıya bağlayacaktım ne güzel ama danışman hocam son anda vazgeçirdi beni. Haklıydı da… İyice yarım yamalak olacaktı her şey, gözden çıkarmak zorundaydım bu vakti. Hemen şu kariyere dönüş kararı verdiğim yazımı okudum bu hislerden kurtulmak için ama olmadı, yetmedi beni bu sıkıntıdan kurtarmaya.
Tamam abartıyorum belki, düşününce haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar bebeklerini bırakıp giden anneleri herhalde benim derdim çerez kalır. Ben anneyim ama öyle ya da böyle ister haftada yarım gün, ister 5 gün olsun ne fark eder ki yine de 3 gün bensiz yoğurt yiyecek hatta yiyecek mi? Planı yaptım aslında, programım hep öğleden sonra olduğu için kızıma öğlen yemeğini yedirip, uykusuna yatırıp çıkıyorum. Sonra babaannesi ona yoğurdunu yediriyor(?) ve ikindi uykusuna yatırıyor(?). İşte ipler burada kopuyor çünkü bu kız bensiz gündüz uykusunda hep mızmızlık yapıyor çünkü bugüne kadar bir-iki denemem oldu, hemen bozuldu ayarlar.
Bunlar gerçekten benim kalbimden geçiyor, gerçekten sırf ben olmadığım için yemeyeceği yemeğe ya da uyumayacağı vakte ciddi ciddi takılıyorum. İşte ben hep diyorum fazla takıntılı bir anneyim. Bunu biliyorum ama sıyıramıyorum kendimi bu düşüncelerden hatta sırf bu yüzden kendimi üzmekten. Azıcık daha rahat olabilsem keşke ama yine olmuyor. Geçenlerde bir gaza getirmiştim kendimi ve bir gün özgürlük ilan etmiştim ama o gün bir gündü ve bitecekti, biliyordum sonucu. Bu ise artık hayatımda bir devamlılık halini alacak hatta yapmam gerekenin en asgarisini yapıyorum. Eğer bu Master işini tamamlamaya niyetliysem daha da fazlasını yapmam gerekiyor. Hatta ve hatta süs olsun diye de yapmıyorum ben bu Master’ı ama niye böyle süs niyetine havası veriyorum kendime.
İdeallerim, hayallerim ne oldunuz? Nerelere gittiniz?
DertliyimL annelik beni benden aldı, bir türlü eski ben olamıyorum.

6 yorum:

İkiz Annesi dedi ki...

Anne olunca farklı bir boyuta geçtiğimiz kanısındayım ben:)
Bir zamanlar deliler gibi kariyer yapan ben bir anda mazbut ev hanımı moduna nasıl geçiş yaptım hala anlayabilmiş değilim.Çalışan annelerimizin durumu daha zor ama onlar en başından beri çalıştıkları için duruma alışmış bir haldeler.Bizim gibi 24 saat iç içe olunca kopmakta zor oluyor haliyle hem anne hem de çocuk için.
Master yapmanız çok güzel inşallah istediğiniz gibi olur her şey.
Uzun yazdım gene çenem düştü :)
Sevgiler..

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

İkiz annesi beni anlayan birilerinin olması çok güzel:)
Aslında ben de o kadar arada kaldım ki, çevreden yoğun destek olmasa hiç niyetim yoktu ama yarı yolda bırakmakta istemiyorum.
Sevgiler.

içimizdeki karnaval dedi ki...

Sürekli beraber olunca bıraktığını düşünmek bile işgence geliyor.Hergün iş ilanlarını açıyorum ve bakmadan kapatıyorum..Kıyamıyorum birz daha sabredebilirim diyorum...Ama orada da çok eğleneceğini biliyorum.
Senin zaman çok fazla da değilmiş , azıcık oyun oynayıp gelecek hatta hızla yeni şeyler öğrenecek.Annesinin yerini tutamaz ama anneye de bazı ayrıcalıkalr lazım değil mi ? Başarılar ,s evgilerimle

Eymen'im dedi ki...

Zor bir süreç...Ancak, bizim mutlu olduğumuz kadardır çocuklarımızın mutluluğu. Kendimden biliyorum. Ben bunaldığımda, evde sıkıldığımda Eymen'e de yansıtıyorum bunu. Ama kendimi mutlu hissettiğimde keyfimize diyecek yok. Senin de ne istediğin ve nasıl mutlu olacağın önemli. Masterini tamamladığında ve kendine zaman ayırdığında bunu farkedeceksindir. Kızından ayrı geçirdiğin 3-4 saat, ona ve sana farklı şeyler katacaktır eminim. Ve eve geldiğinde huzurla ve daha da perçinleşen sevginizle yavruna daha yararlı olacağını düşünüyorum. Tabi uzaktan davulun sesi hoş geliyor da, bana da pek uzak değil o günler. (6 ay bile kalmadı bizim de kuzumla ayrılmamıza). Umarım bizim için de kolay bir dönem olur. Sevgiler...

ÇokBilmiş dedi ki...

Üniversitede asistanım ve doktora yapıyorum. Kızımı 2 haftada 1 gün, 4 saat bırakıp ders vermeye gitmek bile inanılmaz bir işkenceydi benim için.
Ama şimdi 16 aylık ben yokken çok güzel idare ediyor. Hatta fark ediyorum ki aslında kitaplarda yazılanlar doğru: Eskiden çocuklara 10 kişi birarada bakarmış ve çocuk bu yetişkinlerin hepsine bağlılık davranışı geliştirirmiş. Çocuk ne kadar fazla sayıda yetişkine bağlanırsa kendini o kadar güvende hissediyor. Sen de umarım ilerleyen zamanlarda aslında bu 3 günün bebeğinin kişilik gelişimine ve psikolojisine ne kadar da faydalı olduğunu göreceksin.
Sadece annesi ile apartman dairesinde yaşayan çocuklar inan bana sorunlu oluyorlar. Babaanne ile yapılan 3 günlük kaçamaklar çok iyi gelecek ikinize ve biribirinize duyduğunuz sevginize.
Hele 1 yaşını geçip de yürümeye başladığında, senin vicdan azapların da ortadan kalkacak.
Ne kadar çokm söyleyecek şeyim varmış. Bu konuda da yazayım bari ben en iyisi :) Belki kızım da ileride benim gibi hisseder de okuyup rahatlar bir nebze :)

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

hepinize teşekkür ederim beni inanılmaz rahatlaattınız arkadaşlar:)
bu ikimize de iyi gelecek herhalde, Eymen'im dediğin gibi benim huzurum da ona yansır inşallah ve çokbilmiş konular birikti yazılarını merakla bekliyorum;)
sevgiler.