beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2011 Cuma

Annelik Tarzım-2

Bu defa bahsedeceğim konu yine beslenmeyle ilişkili bir konu. Daha önce dönem dönem bahsettiğim gece beslenmesi ve biberonla ilgili.
Gece beslenmesinin 6-9 ay civarı bırakılması gerektiğini çünkü o süreçten sonra bebeklerin bizler gibi gece acıkma durumlarının olmadığını öğrenmiştim. Belki hemen 6 ay dolar dolmaz olmasa bile, 9 aya kadar bırakmayı kafama koymuştum. Gözlemlediğim kadarıyla bu, emziren anneler için daha zorlu bir süreç oluyor ancak başaran annelere de şahitlik ettim.

25 Kasım 2011 Cuma

Annelik Tarzım-1

Her annenin kendine has bir çocuk yetiştirme, eğitme, büyütme tarzı vardır. Genel olarak baktığımızdaysa geleneksel bir annelik yaklaşımı çıkar karşımıza. Daha bebeğimizi kucağımıza aldığımız andan itibaren etrafımızda bulunan yığınla geleneksel annenin kimi doğru, kimi yanlış, kimi çok tuhaf gelen tavsiyeleriyle karşılaşırız.
Günümüzde annelik formatı çok değişti demek isterdim ama benim tanık olduğum kadarıyla çok da değişmemiş. Evet bir grup araştıran, okuyan, doğruyu-yanlışı kendi ölçülerine göre bulmaya çalışan anne var ama toplumda sayı olarak çoğunlukta değiller.

22 Eylül 2011 Perşembe

5.Hafta: Kilo mu Alıyorum?

Bu sıralar oldukça yoğun bir tempodayım. Bir yandan okula gidip geliyorum, kızımı kayınvalideme bırakıp gitmenin hüznünü yaşıyorum ve bir yandan deli gibi uykusuzluk çekiyorum.
O kadar uykum oluyor ki, okulda bile boşluk bulunca hemen dinlenme odasına geçip biraz kestiriyorum. Zaten kestirebildiğim tek yer orası oluyor çünkü kızımla beraberken kestirmem mümkün olmuyor.
Hamileyim ben diye kısıtlamıyorum pek hareketlerimi zaten kısıtlayamam da, kızımı hiç çekinmeden kucağıma alıyorum, hopluyoruz, zıplıyoruz, oynuyoruz. Yalnız eğer 3 saat geçmiş ve ben bir şey yememişsem hemen halsizleşiyorum, başım dönüyor, kan şekerim düşüyor. Bu yüzden 3 saatte bir yemek yeme halindeyim ama öyle az az sık sık kuralını da uygulayamıyorum çünkü sık sık epey acıkıyorum.

27 Haziran 2011 Pazartesi

Biberonu Bırakma Savaşı-1

Şu biberon olayı inanılmaz takılıyor kafama. Kızıma 6 aylıkken bıraktırmaya niyetliydim çünkü biberon çürüğü kavramından çok korkuyorum. Bir de alışkanlık yapıp uzun süre bırakmaması kaygısını taşıyorum.
Doktorlarda 6 aydan sonra bırakmayı öneriyorlar ancak ben kıyamadım. Şimdi kızım neredeyse 1 yaşında ve onu biberondan ayırmanın çabalarına girdim. Artık devam sütünü bırakıp inek sütüne de geçmişken, bu biberon hikayesi gerçekten hikaye olsun dedim.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Besleme Anlayışım Değişmiş

Özgüranne'nin şu yazısı ve Sevgi'nin bu yazısından sonra şöyle bir düşündüm. Kızımla ek gıdaya ilk geçtiğimiz zamanlardaki benden eser kalmamış artık onu fark ettim.
Organik diye delirirdim o zamanlar. Mercimeğin, pirincin bile organiğini alır yedirirdim kızıma. Şimdiyse bırakın mercimeği, pirinci sebzelerde bile bıraktım o işi. Mevsimine göre alıyorum sadece çünkü baktım olacak gibi değil, yoruluyorum, yıpranıyorum, düşüne düşüne sıyırtıyorum.

1 Şubat 2011 Salı

Günlük Program ( 6 Ay+3 Hafta)

06:00 / 08:00 Kalkış - Kahvaltı (kahvaltılık tahıllı süt-peynir-yumurta-pekmez)
Saat 6 sularında kalkan kızıma önce 200 cc içine kahvaltılık tahıl katılmış sütünü içiriyorum. Sonra bir süre daha uyuyup kalkan kızıma yumurta, peynir ve pekmezini veriyorum. Bazen peynirini az yer bazen yumurtasını ama bir şekilde dengelemeye çalışıyoruz şu sıra.
10:00 meyve suyu
Meyveyle arası hiç iyi değil küçük hanımın. Zaman zaman yoğurduna ya da muhallebisine katıştırıp veriyorum meyvesini ama bazen onu bile reddettiği oluyor. Son çareyi meyve suyunda buldum. Katı meyve sıkacağında sıkılmış meyveleri en azından içimi rahatlatacak miktarda içiyor. Biberon yerine 3 delikli alıştırma bardaklarıyla veriyorum, en azından biberona yavaş yavaş veda etmek umudundayım.
12:00 sebze püresi / çorba – öğle uykusu
Meyveden sonra kızıma sebze hazırlama çalışmalarım başlıyor. Bugüne kadar hiç tarif uygulamadan  gönlüme göre yaptım çorbalarını. Havuç, patates ve pirinçle başlayan maceramız bugün her türlü sebzeye ulaştı. Bazen kereviz, havuç, pırasa ve mercimekle güzel püremsi çorba kıvamında bir yemek hazırlıyorum. Bazen içine az miktar kıyma ya da tavuk atıyorum. Ispanak, patates, havuç, soğanla bir karışım hazırlıyorum bazen, brokoli ve brüksel lahanası da menümüze girdi. Sebzelere bal kabağı katınca da süper oluyor. Şu sıralar et suyuna da geçiş yapıyoruz ama elimden geldiğince her türlü mevsim sebzesinden vitamin almasını sağlıyorum. Her zaman içine çok az zeytinyağı ekliyorum. Ben de yaptığım püremsi çorbalara bayılıyorum hatta tuzlu olsa ben bile yiyebilirim. Kızımın sebzelerle arası iyi en azından bu konuda üzmüyor beni. Sebzeden sonra yatıp 1,5-2 saat sonra kalkıyor. Eğer ki 2 saati geçerse bazen ikindi uykusunu iptal ediyoruz. O zaman akşamüzeri uyumak istiyor ve eğer uyursa gece uykusuna daha geç yatıyor. Erken yatması açısından iptal etmeyi daha uygun buluyorum.
14:00 yoğurt
Yoğurdumu kendim yapıyorum. Bunun için pek tutturma yeteneğim olmadığı için yoğurt makinesi aldım ve kıvamı mükemmel oluyor. Şimdilik sütaş babymix’le mayalıyorum yoğurtları. Her türlü sütü kullanıyorum. Bazen pınar devam sütü, bazen organik süt, bazen keçi sütü, bazen günlük süt çünkü her yerde hepsiyle ilgili bir tavsiye okudum ve bende en iyisi orta yolu bulayım diye hepsinden deneme yaptım. Keçi sütüyle yapılan yoğurdun tadını hiç beğenmedim ama kızım sevdi, o halde bir problem yok.
15:00 120 cc süt/ ikindi uykusu
Yoğurdu bolca yedirebildiğim zaman bu öğün olmuyor aslında. Eğer yoğurdun yetmediğini hissedersem aradan 1 saat geçince süt veriyorum ve bayıla bayıla içiyor.
18:00 muhallebi
Muhallebiye daha yeni yeni başladık. Muhallebilerle aramıza kızıma yaptıkları gazlar girdi. Genelde Milupa kaşık maması kullanıyorum, evde pirinç unuyla yapmak da benim içime sinmiyor. Aslında muhallebi hiç vermeye niyetli değildim ama hem doktorumuz tavsiye etmişti hem de çok kilolu bir bebek değil içime sinmedi gün içinde sadece süt içmesi. Bu ay ki kontrolümüzde doktoruyla yine konuşacağım bu meseleyi.
20:30 200 cc mama ve yatış
En son büyük bir aşkla 200 cc sütü indiriyor mideye kızım, bu sıra içine yeni çıkan Hipp organik bebe bisküvilerinden 1 tane atıyorum hem de sütü Milupa’nın gece için olanlardan kullanıyorum.  Oldukça doyurucu oluyor tahminimce çünkü sabaha kadar acıkmıyor. Yatmadan önce muhallebi asla veremem çünkü çok gaz sıkıntısı çekti bu yüzden, huzurla uyuyamadı kızım.

25 Ocak 2011 Salı

Sağlıklı Besle(n)me Savaşı

Kızımın beslenmesine önem veriyorum hem de çok. Kendi beslenmemi onu düşündüğümün yarısı kadar düşünmüyorumdur belki. Hele ki artık tükettiğimiz besinlerde yer alan zararlı kimyasal maddelerle ilgili onca haber piyasaya da dolaşırken, kanserojen gıdalar bu kadar gündemdeyken ve bir genetikçi olmama rağmen tamamen karşısında olduğum genetiği değiştirilmiş organizma illeti her yanımızı sarmışken. İnsanlığın kendi kendini yok edeceğine inananlardanım ben. Son yıllarda kanser oranı nasıl bu kadar arttı; elbette ki her yediğimiz, her içtiğimiz bu kadar yapaylaşmışken, havaya karışan kimyasallarla atmosferi gitgide mahvederken hatta giydiklerimize varana kadar bu zararlı maddeler işlemişken aksi düşünülemez. Çok söylenen bir söz ama çok gerçek aslında, nasıl bir dünyaya çocuk getirdik biz? Teknolojinin zararlarını saymıyorum bile.
İşte gerçekler bu kadar ortadayken, insan daha bir titriyor çocuğunun beslenmesine. En azından ona gelecek zararları minimuma indirme çabası bu çünkü sıfıra indirmek zaten bir hayal. Nurefşan ek gıdaya başladığından beri bende bir telaş var. Her haftasonu onun için özel olarak organik bir alışveriş yapılıyor mutlaka. Organik gıdalara da artık güven kalmadığı vs. söylenedursun ben yinede kötünün iyisi deyip vazgeçemem bu organik işinden. İçime hiç sinmiyor normal markette ya da pazarda satılan sebzeler, o bütün boyları birbirine denk olan havuçları gördükçe deli oluyorum. Hele bir de yaz sebzesi olduğu halde kabak, domates vs. alıp bebeğine yedirenler olduğunu duydukça ürperiyorum. Konu bebek olunca üzerine konuşulacak çok şey var aslında. Aldığımız mamalara bile ne kadar güvenebiliyoruz. Sırf daha iyi olduğuna inandığım için, sırf en azından açıklamaları daha inandırıcı geldiği için belki de, en pahalı markanın en iyi olduğu söylenen ürünlerini alıyorum.  Dün bir TV kanalında Erkan Topuz’un artık anne sütünde bile kurşun olduğunu açıklamasıyla anladım ki bu işten kurtuluş yok. Her şeyin üstünde ve en değerli gıda olan anne sütünde bile artık varsa bu risk gerisini düşünmek bile istemiyorum. İşte bu karamsar tablonun içinde olabildiğince iyiyi, doğruyu bulmaya çalışıyorum.
Kızıma en emin olduğum yerden alıyorum eti. Buzluğa küçük küçük poşetler halinde stokluyorum artık. Bir de kemik suyu meselesi varmış onu da yeni öğrendim. Şöyle ki kemiğin suyunu buz kalıpları halinde stoklayıp kullandıkça çorbalara atıyormuşuz. Bunu da en kısa zamanda hayata geçireceğim. Gerçi artık etler üzerindeki söylentiler bile yıpratıyor beni.
Durum pek iç açıcı olmasa da, içime en sinen şekliyle beslemeye çalışıyorum bebeğimi. En azından bu işi en az zararla atlatmaya çalışıyorum. Şimdiden böyleyim de ilerde çikolata, şeker, aburcubur tanımaya başlayınca ne yapacağım bakalım. Ben tanıtmasam da bir şekilde etrafından tanımayacak mı ama şimdiden bunu düşünüp beynimi yormak istemiyorum, onu da vakti gelince düşünürüm.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Gece Beslenme(me)si

Bebeklerde gece beslenmesinin 6 aydan sonra bırakılması gerektiğini pek çok yerde okudum. Gece uyanmalarının artık açlıktan değil alışkanlıktan olduğunu, özellikle biberonla beslenen bebeklerde diş çürüğüne yol açacağını, uyku sırasında sindirim sisteminin çalışmasının uyku sağlığını etkilediğini, uyku düzeni açısından da bunun gerekliliğini çünkü 6 aydan sonra 10-12 saate kadar aç kalabileceklerini vs. ezberledim.
Kızım da her gece saat 2-3 civarı kalkıp yeme durumu vardı. Tabi burada kullandığım geçmiş zaman eki 3 gün öncesi için fazla erken bir geçmiş oluyor ama neyse. Bu uyku arası beslenmesi de yukarıda saydıklarımdan dolayı hep kafama takılıyordu ama kıyamıyordum meleğime. Her defasında yediriyordum ve yer yemez de uyuyordu. Ama son günlerde bu yeme ve uyuma sonrası kızımda sık uyanmalar olunca acaba dedim. Yediğini sindirme problemi ya da gaz problemi yaşıyor da ondan mı sürekli uyanıyor. İyi ki de düşünmüşüm bunu ilk kez bir kere de doğru tespit yapabildim. Genelde her sorunu önce bir diş olayına bağlarım, sonra yediği bir şey dokundu kesin derim, sonra hasta mı ateşi var mı falan diye düşünürüm yani her türlü olabilecek ya da olamayacak ihtimal geçer kafamdan. Bir kere de doğru tespit yapınca annelik yolunda başarılı adımlarla ilerlediğimi fark ettim, takdir ettim kendimi. Kızıma geceleri uyandığında mama yerine su verdim zaten suyu da azıcık içip bıraktı ve yatağına koyunca iki üç pışpışlamayla uyudu gitti. Ben şaşırdım önce tabi, bu işte bir yanlışlık var olamaz falan dedim. Başımı yastığa koyduğumda birazdan uyanıp ağlayacağına, o gecenin bana zehir olacağına şartlamıştım kendimi ama bir uyandım ki kızım mızırdıyor ve saate baktım 6:00. İnanamadım önce, sonra bir daha ki geceyi bekledim sabırsızlıkla ve yine aynı şeyleri yaşayınca anladım bütün sorunun gece yarısı ona verdiğim koca biberon mamadan olduğunu.
Teoriye göre doğru yoldayız, eğer ki bebeğim ne de olsa mama yok ben boşu boşuna gecenin bir yarısı uyanmayım deyip deliksiz uykuya geçerse bu teori bizim için kanun olacak;)

15 Ocak 2011 Cumartesi

Gece Problemi

Kızım şimdi de geceleri delirdi. Neden anlamıyorum uyanıp uyanıp duruyor. Gecede en az dört kez uyanır oldu. Geceleri sürekli mama vermek zorunda kalıyorum çünkü başka türlü durduramıyorum. Aslında uğraşmıyorum da çünkü benim gibi uyku düşkünü biri tek gözü açık kalkıyor gece, o uykusuzlukla en kolay yolu buluyorum ve hatta içimden yarın gece mama vermeden uyutacağım diye söz veriyorum kendime. Bu da benim uyku sözüme döndü, tutamadığım bir söz. Gece beslenmesini de bırakmam gerekiyor teorik olarak tabi biberonu da. Ama tatlı kızımın biberonu çok sevdiğini biliyorum ve annelik iç güdüsüyle her defasında veriyorum. Biberon bıraktırma işine 6 aydan sonra gerekiyor olsa da gönlüm hiç razı değil. Duygusal yaklaşmam doğru değil ama biliyorum. Biberon çürüğünden korkuyorum özellikle geceleri biberonla beslemek bu konuda çok riskliymiş.
Ama disiplinimi kaybettim bugünlerde. Her konuda 4x4’lük olmak çok zormuş. Şimdi bu gece uyanmalarında suyla falan denemeler yapmam gerekiyor peki uyutma meselesini ne yapacağım bilmiyorum. Kızımı öyle sallayarak falan da uyutmuyorum ki standart bir yöntemimizde yok. Yani tatlı uykumdan fedakarlık yapıp bu konuyu halletmem lazım. Tabi yine de bu sorunu çözüp çözemeyeceğimin garantisi yok.
Bakalım deneyip göreceğiz.