27 Şubat 2011 Pazar

Kızımla Yolculuk = Kabus

Bu yazıyı kendini sonunda eve atabilmiş olmanın mutluluğu ve aynı zamanda büyük bir yorgunlukla yazıyorum. Bu akşam sevdiğimiz bir dosta yemeğe davetliydik. Gideceğimiz yer Anadolu yakasıydı yani aşılması gereken uzunca bir yol vardı önümüzde lakin kafamızda 1 saatte gideriz şeklinde planladığımız yolu malum İstanbul trafiği sebebiyle 2,5 saatte gidebildik.
Kızım… kızım son zamanlarda inanılmaz değişti yolculuklar konusunda. Arabaya binip koltuğuna yatırdığım an başlıyor ağlamaya. Önce bir şekilde oyuncak vs. verip oyalamayı başarıyoruz ama çok kısa sürüyor bu oyalanma. Mızmız, ağlayan, bunalan ve bunaltan bir varlık haline dönüşüveriyor. Çare bulamadım bir türlü, ağlamak ama nasıl ağlamak yırtıyor ortalığı ve mecburen ara ara kucağıma almak zorunda kaldım. Bu koltukların güvenlik açısından ne kadar önemli olduğunu biliyorum ve kara kara düşünüyorum bu hal ne kadar sürecek diye. Daha yola çıkınca başlıyor huysuzluğa ve yol uzadıkça huysuzluk artıyor artıyor ve annenin kucağında bile başa çıkılmaz bir hal alıyor.
Bu akşamki misafirliğimiz daha varmadan yolda kızımın üstünü başını batırmasıyla zehir olmaya başlamıştı bile. Köprüye az kala sağa çekip kızımın nasıl olduğunu bir türlü anlayamadığım bir şekilde altını ve bununla beraber üstünü başını batırışını temizledim. Arabada iki büklüm ben, bir de onu tamamen soyup yeniden giydirmek hatta üzerinden çıkan kirli kıyafetleri de çöp etmek zorunda kaldım. Bu kısım araba içinde olunca daha bir felaket hal alıyor.
Dönüş yolunda da normalde gece uyku vakti geldiği için yolculuk başlar başlamaz uyuyan kızım son birkaç zamandır uyumaz oldu. Bu gece de aynı şekilde uyumadı ve yolun yarısını tamamen ağlayarak geçirdi. Sanırım kızım arabadan ya da yolculuktan ya da ne olduğunu bilmediğim bir şeyden nefret ediyor artık. Halbuki doğduğu günden beri sürekli arabayla bir yerlere gitmemize rağmen.
ÜzgünümL Çünkü kızımla araba yolculuğu benim için ve onun için tam bir işkence, üzgünüm ben bu şekilde nasıl tatile çıkabilirim, yarım saatlik yolda bile durduramaz olduğum kızım uzun yolda nasıl durur… Gerçekten kara kara düşünüyorum…

4 yorum:

çocukça yaşamak dedi ki...

eminim biraz daha büyüdükçe geçecektir.bazen aynı olay bizdede oluyor.ama genelde uyku saatine denk getirerek çıkıyoruz yola ve uyuyor.tatil sizin için daha zor ist.dan en az 8-9 saat egeye gelebilmek güneye inmek daha fazla ama kendi arabanızl geze geze dura dura gitmek mümkün allah kolaylık versin..

Eymen'im ve Essa'sı dedi ki...

Merhaba. Ağlaması insanın içini parçalıyor gerçekten ancak, bazı konularda ısrarcı tarafın bizim olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bir kere kucağına alırsan, gerisi gelir ve daha oturmak istemez koltuğa. Eymen'den biliyorum. Biraz daha büyünce, konuşup, anlatıyorsun ve daha iyi anlıyor. Biraz sabır...Öptük tatlı Nurefşan'ı. SEvgiler...

ÇokBilmiş dedi ki...

Senin kız, benimkinin kopyası sanırım :) Biz de böyle bir dönem yaşadık ama geçti. Umarım sizde de geçici bir dönemdir.
Ben çok üzülüyordum "Millet çocuğunu uyutmak için arabaya bindiriyor, bizimki de arabada uyumuyor" diye. Geçen yaz kızım 10 aylıkken uzun bir araba yolculuğu yaptık, her akşam ayrı otelde kaldık. Bu maceramızı da yazayım bari bir ara...
10.Yıl Marşı bizde çok işe yaradı, halen de yarıyor. Bağıra bağıra söylemeyi dene, belki sende de yarar. Tıkalı trafikte de emzir. Sonuçta tıkalı tarfikte kaza olma ihtimali yok nasıl olsa. Bir de hoşuna gitmeyen bir yöntem olabilir ama DVD izletmek ya da cep telefonundan youtube'a bağlanıp şarkı klipleri izletmek işe yarayabiliyor. Muratgilin Damından Hoplayamadım gibi neşeli şarkılar benim kızı sakinleştirebiliyor :) Benim kız saçımla oynamayı sever, kucağına yatıp saçlarımı kendisine kurban veriyorum bazen :) Bir de ön mkoltuğa oturmayı deneyebilirsin. Çok akıllı bu bıdıklar; ona ulaşamayacağını anlayınca ağlamaktan vazgeçiyorlar. Ama babanın desteği lazım bu konuda, zira sen yanında olmayınca babanın kendisini aynadan görmesini ya da başını çevirip agucuk bugucuk yapmasını istiyor benim kızım.
Bir de 2,5 saat trafikte sıkışık kalmakla her 2 saatte bir mola vererek akan trafikte şarkı türkü söyleyip neşeyle kıkırdaşan anne ve baba ile yolculuk etmek de farklı oluyor kesinlikle.
Ne çenesi düşük insanım ben ya? Bu konuda yazayım ben bari :)

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

:)))bu konuda kesinlikle yazmalısın bence faydalı bilgiler tabi bunun için delimtırak bir aile olmak lazım eee bizdede var böyle bir hal oldu o zaman mesele çıldırmaksa çıldıralım bir de böyle deneyelim bakalım:))))
bu arada çok geçmiş olsun o kısmı blog kapanma safhasında kaçırmışım sanırım maşallah diyorum sana ve yorumun devamını blogunda yapıyorum:))