12 Şubat 2011 Cumartesi

7 ay bitti…Büyüyorsun…

Gül güzelim 7 aylıksın artık ve sen büyüdükçe ben daha da bir özlüyorum senin ilk doğduğunda ki o minicik halini. Oysa konuşmanı da yürümeni de hasretle bekliyorum. Bir yandan büyümeni seyretmek, bir yandan yeteneklerinin artmasını istemek, bir yandan da hızla büyüyeceğini ve aslında o beklediğim günlerin çok da uzak olmadığını bilerek bugünler hiç bitmesin demek. Annelik bin türlü karmaşık duygunun bir arada bulunması hatta bu duyguların bütünü galiba.
Gün geçtikçe daha çok anlamaya başladın bir şeyleri. Şimdilerde ben bir şey söylediğimde dikkatle gözlerime bakıp anlarmış gibi dinliyorsun. Aç ağzını bakayım diyorum açıyorsun ve o anda beni mest ediyorsun. Yatağının içinde yanındaki koruyucu minderlerle, cibinliğinle uğraşıyorsun, darmadağın ediyorsun ortalığı. Nasıl o cibinliğe ulaşıp yatağın içinde sarıyorsun kendini, nasıl o minderleri yerinden çıkacak hale getirip altlarına giriyorsun hala anlayamadım hatta kaldırıp kaldırıp parmaklıkların arasından odayı incelemen de cabası.
Oturmaya başladın bu sıralar. Artık desteksiz oturuyorsun ve emekliyorsun. Kendine ait bir emekleme stilin var tabi hafif asker sürünmesine benziyor ama totomuz yukarda tabi. Emeklemen güzelde ben odadan çıkar çıkmaz ağlamakla beraber geldiğimde seni peşimden kapıya kadar gelmiş bulmasam daha bir iyi olacak. Gel sorun değil ama ah o kapının önündeki anten kablosu olmasa, hala bir çözüm üretemedim bu duruma. Zaten oyuncaklarla uzaktan yakından ilgin yok. Mesela bakım çantanı dağıtmak daha bir mutlu ediyor seni ya da laptopu önüne alıp klavyeye pat pat vurmak, tabi bu durumlarda pc kapalı oluyor açık olsa ne olur düşünmek bile istemiyorum. Bu şekilde bizi taklit etmeye çalışıyorsun sanırım. Dergi parçalamak en büyük hobin, özellikle yanına oturup veriyorum eline al parçala kızım diye. O halin çok hoşuma gidiyor, sanki büyük bir iş yapıyormuşsun gibi sevine sevine parçalıyorsun. Geçenlerde eline geçirdiğin bir peçeteyi yerken buldum seni ve çok korktum. Zaten sürekli burun burunayız ama daha dikkatli olmam gerekiyor anlaşılan. Ah bir de şu yeni öğrendiğin ağzına getirdiğim her şeyi büyük bir keyifle itme huyun olmasa da ellerini tutmak zorunda bırakmasan kendini. Refleks mi yaptın bu işi oyun mu, oyunsa bıraksan da yormasan anneyi keşke.
Bir de şu hep bir yerlerde dinlediğim, okuduğum annelerin bebeklerini düşürme maceraları benim de başıma geliyordu az kalsın. Neyse ki havada yakaladım seni ve bir bebeğin saniye bile geçmeden düşme potansiyeli olduğunu bende net olarak öğrenmiş oldum böylece.
Artık beni anladığına kesinlikle eminim. Herhangi bir şeye azıcık bir sesim yükselsin ağlıyorsun hemen. Çok hassassın sende nazlı kızım. Bir de ilk korkun çıktı ortaya. Fırın tepsilerinin çıkardığı sesten felaket korkuyorsun. O nasıl çırpınıp ağlamaydı öyle inanamadım. Üstüme tırmanma çalışmalarına başladın, anne beni al diye ağlamak yerine yanındayken üstüme tırmanıyorsun, hem de ne tırmanma. Bazen bu gücü nerden bulduğuna inanamıyorum.
Peki ya alt değiştirme maceralarımız. Yerinde duramayan, ordan oraya dönen, bol hareketli halinle zor zaptediyorum seni. Aslında çok da eğleniyorum, her halin başka güzel. Gözlerine derin derin bakıp hafifçe gülümsediğimde ağzını kocaman açıp gülmen beni bitirmeye yetiyor.
Kollarını kocaman açıp koşarak bana sıkı sıkı sarılacağın günü hasretle bekliyorum.

2 yorum:

ÇokBilmiş dedi ki...

Benim kız 17 aylık
1.Hala kağıt mendil parçalayıp yiyor :)
2.Hala her yemekte eliyle ittiriyor. Ellerini oyalayacak bir oyuncak bulmadan yemek yediremiyorum (ki çok iştahli bir bebek aslında)
3. Genç anne olmanın avantajlarından biri de reflekslerin henüz yavaşlamamış olması. Bebeği havada kapmak benim için bir hayal sanırım :) İkinci bebeğinde aradak farkı görürüsün sen de muhakkak.
4. Alt değiştirirken hala binbir numara yapmak gerekiyor. İşte sırf bu nedenle, sırf kaka temizlemek gün geçtikçe zorlaşacağından tuvalet eğitimine 9. ayda başlamanı tavsiye ediyorum (gene birileri kızacak bana bu yorumu okuyunca ama olsun, ben yine de tavsiye ediyorum) :)

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

çokbilmiş aslında çok kararsızım bende 2 yaş diye birşey atılmış güzelce de mantıklanmış tamam ama benim etrafımda 2 yaşını çoktan doldurmuş hala bezle dolaşan bir sürü çocuk var. Geçenlerde kayınvalidem lazımlık alacak mısın dediğinde ne? nasıl yani? dur daha 2 yaşına gelsin dediğimde o da o kadar beklenir mi kızım diye garipsemişti beni. ne yapsam bilmiyorum:(