15 Şubat 2011 Salı

Biz Neden Böyleyiz?

Bu sıra blog okudukça coşuyorum sanırım. Neşelihaller’in yazısı bu sefer de bana biz neden böyleyiz dedirtti. Bazen yorulduğumu hissediyorum hem de fazlasıyla. Bu kadar detaylı ve ince düşünmek aslında tahmin edilemeyecek kadar zor. En azından bana çok zor geliyor. Çoğu zaman fazlasıyla kendimi kasıyorum ve öyle bir an geliyor ki devrelerim yanıyor. Artık yeter! lerdeyim ben bu sıra. Her yediği özel olmalı bir defa, meyvesi-sebzesi özenle seçilmeli hatta mümkünse uygulanacak karışımlardaki vitamin değerleriyle ilgili de en azından özet bir bilgi sahibi olunmalı. Gündüz ve gece yatması gereken saat neyse o saatte yatmalı. Hele ki standardı 1 saatten fazla geçerse saçlar hafif hafif dikleşmeye başlayıp, delirme saatleri başlamalı. Gece yemesin ne olur yemesin diye elinden gelen ardına konulmamalı. Hatta mümkünse elinden gelmeyen de ortaya konmalı. Yediği içtiği miktarlar günlük ortalama değerlerin altına düşerse yine üzgün yüz ve stres yapmalı. Kayınvalidemin yaptığı gibi çoraplar pijamanın içine sokulmamalı hatta o soktukça ısrarla tarafımdan çıkarılmalı. Hayır asla ama asla yastıkla yatmamalı hatta yokluğumda yatırılma ihtimalini %0’a indirmek için evdeki bebek yastığı dolabın en ücra köşesine tıkıştırılmalı. Kucakta su içirilmemeli, böyle bir eylemde bulunulursa şiddetle engellenip oturtulduktan sonra içirilmeli.
Oysa dün tüm bunları bir kenara bırakıp yemeğin suyuna bandığım minicik hatta o kadar minik ki yarım metre öteden gözle görülmesi imkansız olan ekmeği ağzına verdiğimde yüzünde şaşkın ama mutlu bir ifadeyle bunu yiyen ve aynı eylemi üç kere tekrarlayınca o şaşkın ifade gidip daha da daha da diye yüzüme bakan ama benim aaaaa dahası da olmaz artık tarzındaki yaklaşımımla hadi şimdi muhallebi vakti dememle muhallebiyi yüzüme püskürten kızım sanki bana “anne ne olur kendini de beni de yıpratma ne olur yesem ölür müyüm Allah korusun” tavrıyla beni düşünmeye sevk etti.
Sıkıldım hem de fazlasıyla. Tıpkı süt kızımın annesi gibi bende en sonunda kendim için yaptığım şehriyeli tavuk çorbasından 1 tabak yedirip rest çekeceğim bu duruma. Sanki böyle yapsam içimdeki o gıcık kuralcı ve çok bilmiş anneye karşı büyük bir zafer kazanacağım.
Ama şunu da çok iyi biliyorum ki ben bunu asla yap(a)mayacağımJ

Güncelleme: Geçenlerde kızıma kaynatılıp soğutulmamış olan yani direk bizim içtiğimiz sudan içirdiğini gördüğüm ayşe anneciğime verdiğim tepki hala aklımda. Ona sanki kızımı öldürüyormuş gibi davrandığım için pişmanım:)

13 yorum:

neselihaller dedi ki...

yaparsın hayatım yaparsın...ben artık iyice psikopata bağladım. Allah ömür versim biri 6 biri 4,5 yaşında..makarna istiyorlarsa yanında 2 köfte yemeleri şartıyla veriyorum istedikleri kadar...çocukları besleyeceğiz diye damak tatlarını rezil ettiğimiz yeter...yemek yemekten soğudular resmen yaaa...günlük bilmem ne dengesini tutturacağız diye ne bizde denge kaldı ne yavrucaklarda....yemeğin suyuna ekmek mi batırmak istiyorlar? artık bırakıyorum batırsınlar...suyu da besleyici sonuçta..

hayır böyle olunca yedikçe yiyesi geliyor çocukların...herkes kazanıyor yani sonuçta...

Öpüyorum kocaman

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

:))) haklısın demeye korkuyorum..
ama galiba haklısın:)

Deli Anne dedi ki...

evet ya soğuyorlar yemekten biz manyaklaştıkça.. ben de bir yazacağım bu konuda.. inşaallah! o zaman daha iyi kıyaslarız büyükle küçük farkını

Zehra'nın Annesi dedi ki...

canım benim ben herşeyi bıraktım artık o kaynamamış suları da,bizim yediğimiz çorbaları da veriyorum valla bizler organik besinler mi görmüşüz kaynamış sularmı içmişiz deyip rahatlatıyorum kendimi de sevdim ben bu işi kızımda mutlu bende:)))

çocukça yaşamak dedi ki...

6.aya kadar birçok şeye dikkat ettim.suyu sürekli kaynatılmış ve ayrı tutulmuştu.ama yemek konusu 4.ayda kendi mayaladığım yoğurtları yedirmeye başladım 5.ayda çorba ve azar azar kahvaltıya başladık çünkü kızım 3 aylıkken emmeyi bıraktı.hiç bu kadar katı olmadım kızım konusunda katı diyorum çünkü çok fazla ayrıntılara takılmışsınız.zamanla sizede yeter artık dedirtmiş bence bu kadar sıkmayın birazda oluruna bırakın hayatı unutmayın sakınan göze çöp batar....

SiTare dedi ki...

bu okuduğum 3. post olduğu.birbirinizi reklam etmişsiniz.neşelimi,ikiz büyütenimi ve sonunda senin tekkyi ziyarete geldim:)
en sona yazdığın su meselesine tebessüm ettim.kıza 4.aydan beri su veriyorum lakin dediğin gibi kaynamış soğumuş su.eşim bir iki gün geçmişti yeni farketmiş olacak,
-napıyorsun sen ya dedi.
-su işte su veriyorum dedim
-ne berbattır onun tadı içtin mi kendin dedi
-yoo içmedim deyince
-al bak diye elime dayadı suyu.nasıl kötüydü ayy
-yüzün buruştu bak ,kendin içemediğini ona niye veriyorsun anlamıyorum senidedi
-haklısın dedim.
o gün bugündür kendi içtiğimi ve kendi yediğimi veriyorum ayş ezgime.pıtırcık nasıl da sağlıklı ve nasıl da mutlu.
sana diyeceğim şu;kasma kendini ölüp gitceeezzz:))

deren dedi ki...

merhabalar;
3 yaşını bitirmiş kızım var,allaha şükür sizinki kadar kasmadım ben hiçbirzaman.okuyorum,biliyorum ama kitap bebesi yetiştirmek istemedim ve çok önemli noktalar dışında bıraktım kendi haline.hep kafama takıldı şu soru çünkü;
gergin anne-herşeyiyle düzeni bozmayan bebek mi?
mutlu anne-mutlu bebek mi?
bilmem anlatabildim mi?

minik kelebeğim dedi ki...

valla ben su içmeye basladığı gunden buyana kaynatmıyorum doktorumuz demiştı...ma artık ona özel yemekler çok yapmıyorum,bizim yemeklerimizi ona uygun sekle cevirdim...yada ne varsa yıyor zaten...haa bide annelik zor zanaat:)

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

deli anne; yazını sabırsızlıkla bekliyorum
zehra'nın annesi; zavallı süt kızım:)
çocukça yaşamak; haklısınız bende bunun farkındayım artık.
sitare; :))))))
deren; valla anladım;)
minik kelebeğim; şu su meselesini bende normalleştirmek istiyorum artık. ah ah annelik çok zor zanaat ama bir o kadar da muhteşem:)

İkiz Annesi dedi ki...

Canım arkadaşım üzülme , sıkma canını zararın neresinden dönülse kardır der büyüklerimiz.
Kendini acımasızca eleştirme sen farkına varmışsın zaten ve anladığım kadarı ile de rahatsızsın konu ile ilgili.
Önemli olan bundan sonrası rahat ol kuzucukta rahat olsun bak daha kolay olacak herşey inan ki.
Büyüklerimiz bizi doktorla kitapla büyütmediler Allaha şükür hepimiz sağlıklıyız :)
Sevgiler..

ÇokBilmiş dedi ki...

Her anne bu yollardan muhakkak geçiyor sanırım. Yavaş yavaş, sen yorulup pes ettikçe ve bir zararının olmadığını gördükçe bu takıntıların da bitecek de benim anlamadığım bir şey var: Kızına neden yemek suyu yedirmiyorsun ve muhallebiden ne gibi bir vitamin alıyor da normal yemek yerine muhallebiyi tercih ediyorsun? Yedirdiklerinle ilgili bir post yazarsan belki yorumlarımızla yardımcı olabiliriz yeni tecrübe etmiş anneler olarak.

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

sevgili çokbilmiş aşağıdaki linkte yazmıştım yedirdiklerimi,

http://benkizimindelisiyim.blogspot.com/2011/02/gunluk-program-6-ay3-hafta.html

ayrıca şöyle söyleyim tuz, salça vs. 1 yaşına kadar yasak olduğu için yemek sularından vermek istemiyorum. muhallebi'de doktor tavsiyesiyle yediriyorum sence yememeli mi? fikrini açıklarsan sevinirim.
sevgiler.

Eymen'im ve Essa'sı dedi ki...

Endişelerinde haklısın. Ancak elbette ki herşeyin azı karar, çoğu zarar. Fazla zorlamadan, ancak çok da geç klamadan miniklerimizi değişik tadlarla tanıştırmak gerekli diye düşünüyorum. Oğlum'a 1 yaşına kadar ayrı ve özel yemek yaptım. 1,5 yaşına kadar herşeyi(kıymalı karnıbahar yemeğini bile) çok severek yiyordu. Şimdi ise ,yani 1 yıldır,kendi istediğini yiyor. Sebzeyi ağzına sokmuyor desem yeridir. Ancak gayet sağlıklı ve kilosu da oldukça iyi maaşallah. Uzun lafın kısası kendini çok üzmeden bebeğinin ayına uygun şeyleri yedir yediği kadar. Fazlasına zorlasan da müsade etmiyor bıdıklar. Sevgiler...