2 Ocak 2012 Pazartesi

Olsun, Vakit Geç Değil

Durduğun yerin aslında olmak istediğin yer olmadığını anlamak nasıl bir duygudur?
Büyük bir heyecanla istediğini sandığın, hayallerini kurduğun, emek harcadığını şeyin aslında hiç de hayalin olmadığını anlamak nasıl bir şeydir?
Bu yüzden o şeye ait her şey ve herkes sana itici gelir ve onları görmeye tahammül bile edemezsin kimi zaman. Bu yoldan dönme ihtimalin de yoktur, çekip gitme ihtimalin de. Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiğin şeyin, sonuna bu kadar yaklaşmışken çekip gitmek sana yakışmaz çünkü bilirsin. Üstelik harcadığı zamanı boşa harcamış olmak ve çöpe atmak da öylesi ağır gelir ki insana.
Devam edersin… Zoraki bir duruştur seninki, zoraki bir gülümseyiş çevredekilere, zoraki bir okuyuş, zoraki bir bakış sadece. Zoraki gelen onca şeye rağmen bırakıp gidemezsin ama hayallerin hep başka yerdedir.
An gelir insan kendini gerçekten keşfeder. Hiç farkında olmadan kader onu bir yerlere götürür ve bugüne kadar bilmediği hayaline taşır. Öyle bir yere gelir ki, ruhunda gerçekten bir huzur hisseder. Bu huzur, bugüne kadar hiç hissetmediği sahici bir sıcaklıktır. Yapmak istediğinin aslında çok ama çok farklı ve hatta yaptığı işle uzaktan yakından alakası olmayan bir iş olması biraz hüzünlü de gelir.
Kayıp yıllara, harcanmış zamanlara üzülür. Pişmanlığı yaptıklarından dolayı değildir çünkü onlar da yolculuk boyunca yanında bulunması fayda getirecek, menfaatine olan şeylerdir. Pişmanlığı, gerçekten hayali olduğunu anladığı şeye geç kaldığını hissedişinden ve yapabilecek olduklarını bugüne kadar yapmamış oluşundandır.
Bir insan için en zor olan şeylerden biri de, yaptıklarından duyduğu pişmanlığın yanında yapmadıklarından duyduğu pişmanlıktır. Ancak, yaşam devam ettikçe hiçbir şeye geç kalınmamıştır. Eğer kader seni bir yere, hem de güzel bir yere farkında olmadan sürüklediyse, bu onun devamının da geleceği anlamını taşır çünkü hiçbir şey sebepsiz ya da boşu boşuna değildir.
Şimdi, bir yandan bir zamanlar hayalin sandığın işi tamamlama ve bir yandan gerçek hayaline hızla adım atma zamanıdır. Gerçekten huzurlu ve mutlu hissettiğin şey için, “Ya hiç keşfetmeden ölseydim?” düşüncesiyle hareket edip uğruna hızla yol alma vaktidir.
Nefes alıyorsan eğer, vakit hiç de geç değil.

4 yorum:

REÇELİM dedi ki...

her zaman bir umut vardır...asla umutlarınızın sönmemesi dileğiyle...
sevgiler...

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

ben hayalimin ne olduğunu unuttum. öyle bir kaptırdım ki kendimi akışa. kendime hedefler koymalıyım. yerine getirmeliyim. yoksa kendimi tanıyamaz bir hale geleceğim.

ÇokBilmiş dedi ki...

Doktora tezimi verme süresim sonuna 2 ay kalmışken aynı duyguları hissediyorum :))) Sanırım sebebi sadece stress. Uyanıp uyanınca geçecek diye umuyorum :)

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Reçel; çok haklısın.
Nilhan; o halde hedefınle ilgili bir yazı okumayı beklıyorum yakında;)
Cokbılmıs; keşke sadece stres olduğundan emin olabılsek canım;)