27 Aralık 2011 Salı

Bir Çocuğun Rengi

Geçen gün kardeşim ve kızımla D&R’ a gittik. Pusete binmekten nefret eden ve boşken eline geçirince de mutlaka sürmek isteyen, eğer ki sürmesine izin vermezsek deliren kızımı bu sefer pusetsiz gezdirmeye karar vermiştim.
Öncelikle kendimi büyük bir kitapçının içinde bulmanın içime verdiği huzuru anlatamam. Okuldaki kütüphanenin geniş yelpazesi sayesinde bütün kitap ihtiyacımı karşılıyorum ama tazecik yüzlerce kitabın olduğu bir yerde yeni çıkanlardan başlayıp her kitaba el sürmek, içini açıp incelemek bambaşka bir keyif.
Kütüphaneden faydalanırken genellikle alacağım kitap için internetten bir ön araştırma yapıyorum, sonra da orada katalog taraması yapıp alıyorum. Bugüne kadar isteyip de bulamadığım bir kitap olmadı sadece ödünç alınmış olarak denk geldim. Mesela dün, “Aklından Bir Sayı Tut” u almak istedim ama biri ödünç alınmıştı, diğeri de benden bir saat önce gelen biri tarafından ayırtılmıştı. Şanssızlığıma üzüldüm ama hemen bende ayırtma listesine yazdırdım adımı.
D&R’da kardeşimle gezerken, bizim minyatür insan da etrafı inceleyip olayı algılamaya çalışıyordu. Etrafta bir sürü kitap ve insanlar raflardaki kitapları alıp alıp inceliyorlar. Bu arada ortamda onun kadar küçük başka bir çocuk olmadığı için, oldukça dikkat çekiyordu. Hatta bazen de dikkat çekmediği için insanlar ayağıyla ona takılmaktan son anda kurtuluyordu.
İnceleye inceleye sonunda çocuk kitaplığına ulaştık ve kızımın boyunun yetiştiği yerde ince ince hikâye kitapları vardı. Biz kardeşimle kendi âlemimizde onun bana getirdiği bir kitap hakkında konuşurken, Nurefşan bir hikâye kitabını alıp sayfasını çeviriyor, bir süre ciddi ciddi bakıyor sonra “aaa” diye tepki vererek kapatıyor, onu yerine koyup yeni bir kitap alıp aynı şeyi yapıyordu. Bunu birkaç kitap inceleyerek sürdürdü, tabi raftaki kitap düzenini azcık bozarak.
Bu minyatür insanı, önce orada deli gibi sevip yeme isteğimi bastırdıktan sonra, gözlem yeteneğine bir kez daha hayran oldum. Çocuklar nasıl bir mucize diye yeniden geçirdim içimden. Neredeyse 20 dk. boyunca bizim kitapları alıp, açıp, kapatıp, üzerinde konuşmalarımızı takip etmiş ve aynısını kendi de taklit ediyordu.
Hayatında küçük bir çocuğun olması insanı o kadar başkalaştırıyor ki, sanki o çocuk kendi dünyasıyla beraber etrafındakilerin dünyasını da rengarenk boyuyor. Her insanın dünyası bir çocuğun renkleriyle boyanmalı.

3 yorum:

Nil dedi ki...

Aklından bir sayı tut kitabına başlayalı aylar oldu ama hala sadece başlayabildim. gerisi gelmedi. çekmecemde öylece duruyor.

Unknown dedi ki...

o kitabı bende aldım okuyacaklarımın arasında.ben hergün oğlumda gördüğüm değşiklikler beni mest ediyor.şükür edyorum hergün allaha onu bana verdiği için seni anlayabiliyorum bu anlamda
sevgiler

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Nilhancım o zaman sen bana gönder o kitabı;)
Sezo bende kızım uyurken ya da dısardayken falan okuyorum o yanımdayken muımkun değil, saldırıyor kıtabıma:)