12 Nisan 2011 Salı

Durum: Kızım yine hasta

Bu sefer ağır değil ya da ben alıştım bilmiyorum. Ateş 37-38 arası gidip eliyor, burnu akıyor ama başkaca bir şey yok. Oynuyor, gülüyor, keyfi yerinde. Biraz diş çıkardığını da düşünmüyor değilim ama aynı zamanda da suçumu biliyorum. Evin her yerini köşe bucak gezen bir bebek haline dönüştü kızım artık. Bense bazen ince bir pijama, küçük bir çorapla dolaşmasına göz yumdum. Ayağına patik giydirdim, o çıkardı ama bazen önemsemedim. Dedim ki, alışsın bünyesi, çok sıcak olup, sarılıp sarmalanmaya alışmasın. Pişman mıyım? Galiba. Yani en azından uzun çorap, kalın pijama, ev ayakkabısı gibi çözümler üretmem gerekirdi. Oraya, buraya tırmanıyor ve ayaklar hep yerde. Havalar ısınıyor gibi olunca kaloriferin derecesini düşürdük çünkü ev oldukça sıcaktı ama işte güvenmeyeceksin, hele ki bu havalara. Sanırım bundan böyle, hiçbir havaya güvenemeyeceğim ya neyse.

Ne öğrendim peki? Koştur koştur doktora gitmemeyi, bebeğimi ilaca boğmamayı, 38.5 üstünde ateş olmazsa, çıtçıtlı atletiyle kendi haline bırakıp, yüzünü arada bir ılık suyla yıkamanın bayağı bir etkili olduğunu, panik yapmamayı. Ihlamurlu bakım ve anne sevgisi şimdilik durumu kurtarıyor gibi.

Yalnız işte hep söylüyorum, anneysen yarınının garantisi yok. Bugün okula gitmem gerekiyordu, bugün laboratuarda önemli aktivitelerim olacaktı, günler öncesinde plan belliydi ama olmadı. Bundan sonra okul benim çalışma alanım ve gittiğim günler işim olmasa bile akşama kadar durup, çalışmam ve yapmam gereken ne varsa orada yapacağım. Çünkü evde olmuyor, çok denedim ama olmuyor. Bebekle ders çalışmak imkansız, o uyurken de ancak eve, yemeğe, kendine, eşine fırsat kalıyor. Olmuyor yani hiç ısrar etmiyorum artık evde ÇA-LI-ŞA-MI-YO-RUM.

9 yorum:

sezobigo dedi ki...

ZATEN ÇALIŞABİLSEYDİN VALAL AĞZIM AÇIK NASIL BECEREBİLDİĞİNİ SORARDIM ÇÜNKÜ ÇOK ZOR TAHMİN EDEBİLİYORUM
KOLAYLIKLAR DİLERİM

bahated dedi ki...

çok geçmiş olsun. inşallah en kısa zamanda iyileşir.
evde yemeğe,kendine ve eşine fırsat kaldığını yazmışsın. bence çok iyi daha ne olsun. ben bunlara bile tam anlamıyla zaman ayıramıyorum. bu arada kızlarımız aynı ayda doğmuş :)

İkiz Annesi dedi ki...

Canım çok geçmiş olsun dediğin gibi diş ateşine benziyor aslında belirtiler.
İnşallah bir an önce atlatır prenses.Çok üzüldüm canım..

neselihaller dedi ki...

evetttt...taze annelikten tecrübeli anneliğe doğru attığın bu adımı tebrik eder devamını dilerim...ilk bebekliklerinde hapşırsalar kapıp doktora koşan ben sonra sonra ateşi 38,5'u geçmiyorsa, öksürük de yoksa evde eski usül tedavi etmeye başladım...eh...biz de büyüyoruz yavrularımızla beraber...çok geçmiş olsun...

çocukça yaşamak dedi ki...

her defasında söylüyorum işin gerçekten çok zor arabbim kolaylık versin acil şifalar diliyorum nurefşana...

julyasia dedi ki...

çok geçmiş olsun. bizim hanımda bu aralar hasta. sanırım mevsim değişikliğinden oluyor. bizde bu sene o kadar çok hasta olduk ki son 2 aydır hastalıklarını çok takmamaya başladım. eğer ateşi yoksa ve keyfi yerindeyse bitkisel çözümlerle geçiriyorum.

SiTare dedi ki...

Allah şifa versin hepsi hasta bunların.mevsim çalkantısı manyak etti kuzuları.güzelim sen bu okula git gel işini biraz ertele bence.oldukça ağır olacak sana öyle görünüyor.hadi benimki evde gece der çalışsam da biter ama seninki çok meşakkatli.sabırlar kolaylıklar diliyorum sana.

ÇokBilmiş dedi ki...

YAzmadan duramayacağım: Mikropsuz hastalık olmaz.
Bunu yaklaşık 100 sene önce Pastör söylemişti, bize de oprtaokulda öğretmişlerdi. Lütfen annelik vicdan azabı seni yokladığında, bu gerçeği hatırlar!
İnce giyinmekle, cereyanda kalmakla (ki bu tanımlama başka hiçbir lisanda yok), taşa basmakla, dondurma yemekle hasta olunmaz.
Lütfen, lütfen, lütfen; en azından senin gibi eğitimli anneler, bu basit gerçeği görüp etraflarına da yaysınlar. Mikropsuz hastalık olmaz ve mikroplar da insanlardan geçer. Bırak kızın incecik kıyafetlerle, soğuk yerlere bassın, inan sapasağlam bir kız olacak. Alışveriş merkezlerine gitmez, otobüs yolculuğu yapmaz ve insanların öpüp sarılmalarından uzak durursa hasta olmayacaktır.

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

Sevgili çokbilmiş bu fikrini şuan desteklemem mümkün değil, o halde soğuk algınlığı diye birşey neden var ki ben bile cereyanda kalsam, betonda yalınayak gezsem hemen hasta olurum. Üşütmek diye birşey kesinlikle var. Her yanımız zaten mikrop dolu, eğer şöyle desen tamam derdim, insan üşüyünce bağışıklık sistemi zayıflıyor ve mikroplara karşı vücut dirençsiz oluyor. Ama üşütmeye bağlı bir durum yine de bu.

Sonuç olarak mailime bu söylediklerini destekleyen bir kaç bilimsel makale (özellikle üşütmek diye birşeyin olmadığına dair hatta yalınayak betonlarda yürüyüp, ıslak saçla yatıp, cereyanda kalıp, kışın ortasında aslında mont giymemiz bile gereksiz çünkü üşüsek de hasta olmayız diyen)gönderebilirsen sevinirim.