15 Nisan 2011 Cuma

Diğergamlık Bir Hayal Mi?

Çok mu zor, çok mu imkansız? Ben her geçen gün bir hayal kırıklığı daha yaşayıp, hayatın ve insanların ne kadar acımasız olduğunu öğrenmek zorunda mı kalacağım?
Diğergamlığın benim ruhumdaki tanımı çok derin ve sanırım bendeki tanımımın gerçeğe yansımış bir silueti de yok.
Bir başkasının derdini, tıpkı senin derdinmiş gibi, derinden, içten, yana yana yaşamak.
Bir başkasının mutluluğuna, tıpkı senin mutluluğunmuş gibi, coşkuyla, samimiyetle ortak olmak.
Önce “dert” kısmından başlayalım. Hiç kimse kimsenin yaşadığı derdi hissedemez belki ama o derde ortak olmak için elinden geleni de yapamaz mı? Tamam anlıyorum, kalbinde hissetmiyorsun o derdi hatta öyle ki zerre kadar tahmin edemiyorsun nasıl bir şey olduğunu, hadi yaşamadan da anlayamazsın ama en azından karşındakinin yerine koy kendini. O derde sende ortak ol, sende çekmeyi dene, en azından “neler yapabilirim”i sorgula, ben böyle bir dert yaşasaydım neye ihtiyacım olurdu, beni ne rahatlatırdı, nerde destek isterdim, şuan zor olan hayatımı ne kolaylaştırırdı vs. Bu bile yok artık insanlarda. Karşındakinin içinde bulunduğu durum umurunda bile olmadan, kendi hayatını güllük gülistanlık yaşamaya devam et. Ben, bana en ufak bir cümle kuran insana dönerim ve ne diyor acaba diye az da olsa düşünürüm ama öyle bir hal aldı ki artık insanlar, kimse kimsenin derdinde değil. Herkes “ben” de kalmış, herkes “ben” olmuş, herkes “bencil” olmuş.
“Mutluluk” kısmı, “dert” kısmından daha beter. En azından dert olunca, paylaşmasa dahi rahatsızlık da vermiyor kişi. Ama işin içinde mutluluk varsa, olaya paylaşmayı geçtim, kıskançlık, haset, fesat vs. giriyor. Eğer ben mutlu olmuyorsam, başkası hiç olmasın bakışı. Mutluysa da, en negatifinden bakışlar atıp, çekememe hatta mümkünse o mutluluğu yıkma telaşı.
Ben bu iki tip insanı da gördüm. Bu iki tip insan da hayatımın her alanına yayılmış durumda. Bu konuya giriş sebebimse aslında mesleki hayatımda yaşadığım bir sıkıntı. Ummadığım taş baş yardı, güvendiğim dağlara kar yağdı. Beni az da olsa düşüneceğine inandığım kişinin aslında pek de önemsemediğini öğrendim. Oysa….. neyse! Doğru ya, herkesin bir telaşı var. Bu telaşın arasına bir başkasını sıkıştırmak vakit ve emek kaybı olabilir. Kim bilir belki de tam tersi, neyse!
Üzüldüm ne yazık ki ama hevesim kırılmadı. Daha güçlü, daha hırslı hissediyorum kendimi. Beni büyütüp, olgunlaştırdığınız için kocaman bir teşekkür size gözyaşlarımın sebepleri.

4 yorum:

çocukça yaşamak dedi ki...

her şerde bir hayır vardır canım bunu unutma hayatta herşey insanlar için ve senin derdini senin kadar kimse çekemez ve hissedemez en yakının bile sen acıdan kıvranırken başkası 2 dakka sonra unutur geçer olmamış gibi davranabilir bunun için kimseyide suçlayamazsın hayat bu adaletsiz ne yazıkki...birde şöyle düşün sürekli rabbim bizi sınıyor "allah sevdiği kuluna dert verirmiş ki bunun karşısında sabrını ölçer ona hala şükrediyormu diye bakarmış"
o yüzden o tatlı canını üzme kimse için kimsenin derdini sıkıntısını da kendi derdin gibi yaşama çok mutsuz olursun.kızına ve eşine sarıl en büyük iki destekçin onlar...

büşra dedi ki...

Bu türler her yanımızı sarmış durumda, tek başıma çok güçlü olmalıyım inancı uyandırıyorlar insanda.Sağolsunlar :)
Ama hakikisinden dostlar da var sınırlı sayıda.Allah onlara zeval vermesin.

Safiye dedi ki...

Cancanım kimler üzdüyse seni hiç aldırma. Benim arkadaşım çook güçlü.. Öpüyorum..

Eymen'im ve Essa'sı dedi ki...

Çok haklısın canım yazında. Ama Serap'a (çocukçayaşamak)da hak vermemek elde değil. Sen karşındaki insanı önemsiyorsun. Değer veriyorsun ama o seni o kadar önemsemiyor. Hele bunu en yakınındaki yapıyorsa yıkım daha büyük oluyor. İnsan herkese aynı değeri veremez değil mi? Herkes eşini dostunu bilmeli. Sen en yakınındakine de herkes gibi davaranıyorsan ya da dostunu da uzak bir arkadaşınla bir tutuyorsan, kendinden başkasına değer vermemişsin demektir. Bu yüzden geçenlerde de yazdım sanırım sana. Seçici olmalıyız hayatta. Yoksa geçici oluruz. İnsanlar dediğin gibi ben demekten "seni" ve "bizi" unutmuşlar. Sen yine elinden geleni yap insanlar için. Balık bilmezse Halik bilir demişler. Biz Allah rızası için yaşarız. Gerisi boş. Bir arkadaşım iletisine şöyle yazmıştı. "Başkalarını kırmamak için yaşayanlar, daima kırılanlardır." Ben de çok kırıldım, çok incindim. Ama artık kırılacak durumlara fırsat vermiyorum. 2 tane dostum var. Gerisi boş. Herkese saygı gösteririm ama sevmek değer vermek çok ayrı. Sevgi dolu bir yaşam dileğiyle canım...