28 Mart 2012 Çarşamba

Hiç Anlatmamıştım

Geçen gün birden bire aklıma şöyle bir şey geldi ve kendi kendime ben Nurefşan’a bugüne kadar hiç ama hiç kardeş geleceğini anlatmadım hatta en ufak bir ipucu bile vermedim dedim. Baktım haftalardan 32 haftayı tamamlamışım, bebeğin gelmesine de şurada ne kalmış ama böyle giderse bir gün kucağımda bir bebekle içeri gireceğim ve kızım şaşırıp kalacak.

Hamileliğimin en başında araştırmıştım bu konuyu. Özellikle 2 yaşın altındaki çocuklar için okuduğum bir yazıda, bu aylarda zaman kavramı oturmadığı için çocuğun bir beklentiye gireceği ve bekledikçe gelmeyen bebek yüzünden kandırıldığını hissedeceği yazıyordu. Bu beni hem tatmin etti, hem de içsel olarak kızım için de erken açıklamanın uygun olmadığını düşündüm. Aile bireylerini de tek tek uyardım, Nurefşan’a kardeş gelecek vs. türünden konuşmalar yapmamaları için ve hiç kimse bu konuda tek bir laf etmedi bugüne kadar.
Konuyu daha başından böyle kapatınca ve geçen gün de düşününce neredeyse kızıma kardeşi olacağını açıklamayı unutacağımı fark ettim. Yalnız bir de şunu anladım ki, kendim de psikolojik olarak ona bir kardeş geleceğini anlatmaya hazır değilmişim. Nasıl bu konuya giriş yapsam diye düşünürken, aklıma yatağıyla ilgili değişim geldi. Ona daha büyük, parmaklıksız ve özgürce inip çıkacağı bir yatak aldık geçen hafta ve içine girince çıkamadığı parmaklıklı yatağın ne yüzüne baktı, ne de tekrar ona yatma girişiminde bulundu. Yeni yatağından bu kadar memnun olup sevinince de, eski yatağını gösterip bu yatak bebek yatağı, sana bir kardeş gelip bu yatağa yatsın mı dedim. O da zaten kardeş, bebek, arkadaş meraklısı, her gördüğü çocuğun yaşına bakmaksızın peşinden koşturan bir tip olduğu için çok sevinçli karşıladı ve hemen el çırpıp “bebi, bebi, bebi…” demeye başladı.

Şu an en çok yatağa gelip yatacak bebek üzerinden gidiyoruz. Bir de ona ve bebeğe aldığımız yeni kıyafetleri bu senin bu kardeşin şeklinde düzenleyip beraber yıkadık, astık ve katladık. Yalnız bak karnıma burada bebek var olayıyla pek ilgilenmiyor. Bir kere denedim, tuhaf tuhaf bakıp oyununa geri döndü. Karnımda bir bebek olduğu fikri 20 aylık kızım için pek uygun değil sanırım. Bizim bebeği leylekler getirecek:)


7 yorum:

nohut oda dedi ki...

anladıgında olayı anlatmak zor oluyor zaten, sorular sorular:))

Sevgi dedi ki...

olabilecek en iyi yolu bulmuşsun.. bu iki ay boyunca iyice alışacaktır.. ama geldiğinde nasıl karşılacağını kimse bilemez..

ruzgarligunlervegeceler dedi ki...

Zaten bir çok pedagog "karındaki bebek" açıklamasına pek sıcak bakmıyor. Düşünsene çocuk açısından da tuhaf bir durum :) Fakat o, annesinin gitgide büyüyen karnını gördükçe ne düşünüyor acaba, merak ediyorum.

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

nohut oda; :)
Sevgi; işte bende en çok onu merak ediyorum geldiğinden nasıl karşılayacak acaba:)
Görkem; o şuan dışarı fırlayan göbeğimle ilgili daha çok bir kendisininkine bir benimkine bakıp bu işte bir tuhaflık var ama çözemedim der gibi derin düşüncelere dalıyor:)))

Amak-ı Hayal dedi ki...

:D güzelmiş.
Kuzenlerime annesi öyle demişti iki kız sürekli balkondan çatıya bakar olmuşlardı. Leylek bana onu hatırlattı:)

ÇokBilmiş dedi ki...

Benim kız 1 yaşındayken bir tanıdığımız kızıma hamile bir barbie bebek getirmişti. KArnı açılıyor ve içinden bebek çıkıyordu. Kızım o barbieyi parçalayana kadar oynadı, minik barbie bebeğini de çok seviyordu. Ondan sonra da hr hamile akdın gördüğümde "Bak karnında bebek var" dedim durdum. Normal karşılıyor şimdi. "Benim de karnımdan bebek çıkacak, sen de o bebeği seveceksin anne" diyor. Oyyy, ben kurban olurum kızımı karnından çıkacak bebeğe :)
Yani göbeğe ilgi göstermeseler bile sandığımız gibi korkunç da karşılamıyorlar.
Nurefşan'ın sonunda kardeşindne haberdar olmasına sevindim :)

aileBiz dedi ki...

Bende acizane 8 aylık hamile ve 2 yaşında kızı olan bir pedagoğum.

Söyleyip söylememe çocuğun yaşına, gelişimine, tavırlarına vs. değişir ve tamamen özel değerlendirmeli AMA yine de genel bir kaç şey var ki;

ilk aylarda söylemek çocuğun sabrını zorlayacağından, 9 aylık bekleme süreci onun kavrayacağı bir şey olmadığından tercih edilmemeli,

Örneğin Son üç ay da bahsedilebilir. Ama bu da abartılmamalı, her gün her saat değil de ufak değişikliklerle bahsedilebilir.
Kardeşe elbise, oyuncak, kitap vb. küçük şeyler alıp evde gelişine yavaş yavaş yer açmak.
Yeni bir yatak almak, özendirmek.

Sen büyüdün abla olacaksın, artık şöyle olur böyle biter, gibi değil; Kardeşinle beraber oyun oynayabilirsiniz, kitap okuyabilirsin, onu uyatabilirsin, gibi hoşa gidecek şeyler söylenmeli.

Bir de küçük bebek gördüğünde "bak bu da şunun kardeşi" deyip, kardeşin ne olduğu konusunda somutlaştırma yapılabilir.
...

Neyse işte teorik ve pratik çok şey yazabilirim bu konuda ŞU AN TAM DA ORTASINDAYM ÇÜNKÜ ! :)