2 Mart 2012 Cuma

Gidişime Hüzünlensen mi?

Bu konuda daha önce de bir yazı yazmıştım ama yine yeniden aynı dertten muzdaribim. Kızımla harika bir ilişkimiz var, beraber çok güzel vakit geçiyoruz. Artık anne diye diye peşimde de dolaşmaya başladı. Bu yaş çocuğunun genel durumundan biri olarak sürekli aynı ortamda bulunma isteği ön planda. Yani genelde ev içinde birlikteyiz, pek ayrıldığımız söylenemez.

Uyurken de yatağının yanını gösterir eliyle ve oraya yatmamı işaret eder. Elele tutuşuruz ve öyle dalar uykuya. İşte böyle mutluyken, benden ev içinde birkaç metre bile uzağa gitmezken, tüm bunların aksine ben dışarı giderken hiç mi hüzünlenmez bir çocuk.

Bugün okula gitmemiştim ama öğlen çok acil bir işim çıktı okulda. Hemen kayınvalidemi çağırdım ve o da sağolsun işini gücünü bırakıp yetişti. Ben kızımın uykuda olmasından da istifade edip hızla hazırlandım ama eğer uyanmasa uyandıracaktım çünkü hem yeteri kadar uyumuştu hem de uyandığında beni gitmiş görmesini istemiyordum. Bugüne kadar hiç ona veda edip, gideceğimi açıklamadan gitmedim. Sabahları giderken bile o uyanmadan bırakıp gitmem. Neyse ki kızım kayınvalidemin gelmesine iki dk. kala uyandı ve uyandırmak zorunda kalmadım.

Uyanınca benim hazırlanmış olduğumu fark etti. Çok acelem olduğu için onu hemen yatağından alıp, kısa bir açıklama yapıp çıkacaktım ve bu sırada içimden inşallah sorun çıkarmaz diyordum. Şuan bu cümleme kendim bile gülüyorum çünkü hangi gün ben giderken sorun çıkardı ki? Sorun çıkarmasıyla ilgili hiçbir tecrübem yok, ne üzücü (mü?)…
“Kızım, benim çok önemli bir işim çıktı ve okula gitmem gerekiyor, sen babaannenle kalacaksın ve bende akşam geleceğim. Babaanneyle güzel güzel oyunlar oynayacaksınız” dedim. Kızımdaki tepki ne mi? Hemen el salladı bana. Kafasıyla bir güzel onay verip, el salladı. Bense o anda, hani biraz yüzünde hüzün belirse, annecim gitme diye azcık üzülse sevinecektim herhalde çünkü üzüldüm.

Giderken de bir öpücük verip, bir de el salladı tamamdır, daha kapı kapanmadan kıyafetinin fermuarını keşfedip onunla oynamaya başladı. Üzülsem mi, sevinsem mi bilmiyorum. Annesinin peşinden ağlamayan bebekler güven duyarmış annesine gibilerinden iyi bir şeyler okumuştum bu konuya dair. Yalnız ben kendimi bununla bile avutamıyorum, gidişime biraz olsun hüzünlense olmaz mı? Yoksa dertsiz başıma dert mi arıyorum? Bilmiyorum.

6 yorum:

Sevgi dedi ki...

:)) ay bi alemiz biz anneler ya.. ağlasa üzülürüz güzel güzel uğurlarlar gene üzülürüz.. :)

İkiz Annesi dedi ki...

Hiç üzülme canım benim ne güzel geri geleceğini öğrenmiş ve güveni tam :)Ama anneyiz neticede :))

Sitare dedi ki...

Ne guzel ışte.benim kız kreşe başladı.ilk 10 gün by by ederek koştu içeri.ardından cok kötü hastalandı duzelemeden bir daha .bırakacak hiç bir insan oğlu yok yanımda.1-2 gün izin aldım ama yetmedi.ben işe kız kreşe tekrar.ve artik asla by by etmiyor.aksine çığlık çiğliga veriyoruz onu içeri.ve ben son 1 aydır anormal mutsuz be sinir küpü bir anneyim :-(

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Yorumlarınız için tesekkur ederim:)
Sevgıcım; Allah sabır versin çok zordur eminim benimki de şükürsüzlük oldu hakikaten:(

ÇokBilmiş dedi ki...

Eğer sen saçlarını maviye boyatıyor olsaydın, kızın annelerin saçının mavi olduğunu düşünerek büyüyecekti ve mavi saçlı insanlar ona çok normal gelecekti.

Kızın için annenin evden gidiyor olması gayet normal, çünkü kendini bildi bileli sen okula gidiyorsun.

cuckan dedi ki...

Biz de her sabah onu bırakıp gidiyoruz ve neyseki (!) hiç ağlamadan hatta çoğu zaman arkasına bile bakmadna içeri koşturup dedesini uyandırıp (ona krep yapması için) oynamaya başlıyor. Çok da iyi alışmış gece geleceğimize. Buna rağmen evde banyoya zor giriyorum, sürekl kuyruğum:)e ikisi de güzel bence...seninki de gayet normal bir gelişim süreci...