Gökyüzünde Güvercinler Uçurtman Olsun Yavrum, Dikensiz Yollarda Yürü Sana İnanıyorum, Gökkuşağı Uzak Değil,Uzak Değil Bulutlar, Kalbin Tarla Sevgin Başak, Dostun Olsun Umutlar. Aslan Oğlum,Güzel Kızım Oyuncaksız Mı Kaldın, Sana Şeker Alamadım Ama Onurumu Bıraktım.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
Annelik Girdabı
Sahi nerede kalmıştım. Ahhh bir türlü veremediğim tezim. Oğlumun erken doğması sebebiyle bitiremediğim master hayatım. Daha kızıma hamileyken başladığım yılan hikayesine dönen eğitim aşkım. Özledim hem de öyle böyle değil.
23 Temmuz 2012 Pazartesi
Bir Mücadeledir O; "Sadece Anne Sütü"
10 Temmuz 2012 Salı
Büyüdün Kızım Sen
O mis kokunuz var ya o kokunuz... İşte o kokuya bir değil bin kez anne olur insan. Sadece o kokuya olan hasretinden defalarca anne olmayı diler. Tum zorluklar o süt kokusunu her koklayışta unutulur gider. Bugünlerde seni kardeşinin süt kokusunda yeniden anarken, bazen bunalan ve değişen ruh halimin hızla düzelişi bundandır.
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Öyle Değil Böyle, Yok Öyle
Düşe kalka yürümek gibi bir şey bu, tam hadi kalktım şimdi hatta sağlam basıyorum bak derken yeniden tökezliyorum. Yok yok ben bu iki çocuklu hayatımdaki beni aslında hiç toparlayamımışım. Sadece bir an kalkıp yürüyünce toparladım sanmışım.
18 Haziran 2012 Pazartesi
Zor iş.!
16 Haziran 2012 Cumartesi
Masal Değil Gerçek
Küçük bebek çok gazlı ve kolik bir bebektir lakin. Hele akşamları bir başlar annesini emmeye dur durak bilmez. Anne çok yıpranır o saatlerde ama baba genelde yetişir imdada. Günler geçtikçe bebek işi abartıp anneden bir an bile ayrılmak istemez, anneyse yazık ne yapsın ilk göz ağrısı için oldukça ayrı durmak zorundadır ondan. Emziğe alıştırma çalışmaları hızla devam eder bu arada. Bebek son gelen kauçuk emziği uzun uzun emebilmeyi başarır ama çok uyanıktır, gerçeği varken sahtesiyle ne işim var der gibi atıp atıp huysuzluk çıkarır.
14 Haziran 2012 Perşembe
Toparlıyorum
11 Haziran 2012 Pazartesi
Uzun Zaman Oldu
Ben bugün bir de ayağımı şiddetli şekilde koltuğun kenarına çarpmıştım dimi? Nedeni bas bas bağırarak ağlayan oğluma meme yetiştirmeye çalışmamdı.
Hızlı... İnanılmaz hızlı geçiyor günler. Hani zaman hızlı geçiyor deriz ya hep, benimki jet hızıyla geçiyor ve saatler bana yetmiyor bu sıra.
27 Mayıs 2012 Pazar
Tatlı Rüyalar
Zor olsa da güzel, bu ikili delilik harika bir şey. Dördümüzün olduğu fotoğraf karelerine baktıkça yüzümde koca bir tebessüm yer alıyor ve işte buna değmez mi çekilen zorluklar? Değer.
Az biraz dişimi sıkmam gerek, hele ilk 3 ayı atlatalım. Bir yazmaya başlayacağım sonu gelmeyecek. Neyse, kızım ve gazlı oğlum uyuduğuna göre uyumalıyım şimdi. Her gece gibi bu gece de aralıksız 3 saat uykuyu rüyamda görürüm, o zaman bana tatlı rüyalar:)
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.
19 Mayıs 2012 Cumartesi
İki Çocuklu Olmak
Hele ki aralarında yaş farkı azsa, büyük çocuğun psikolojisi bozulmasın diye ekstra ilgi göstermeyi tercih etmektir.
Küçük çocuksa malum yenidoğan olduğundan dolayı 2-3 saatte bir yarım saat emzirirken büyük çocuğu oyalamak için bol konuşup tek elle aktivite yapabilme yeteneğini geliştirmektir.
Büyüğe yemek yedirirken bir yandan kucağındaki küçüğü pışpışlamaktır.
İkisini aynı anda uyutmaya calışmaksa gerçek bir cesaret örneğidir ya da aklını peynir ekmekle yemiş olmak mıdır bilemedim. Zira biri kucakta emerken öbürü tuvalet alışkanlığı kazanmış olmanın verdiği ekstra külfetle en az iki kere çiş, bir kere su ve kitap, oyuncak isteğiyle anneyi tüketme yolunda zirve yapar. Bu işlem 3 kişi başladıysa en az 1 saat sürecektir ki bu asgari ölçüdür. Not: Kucağımda bebekle kızımı klozete oturtmuşluğum bile var.
İkisi de aynı anda uyumuşsa ki bu büyük bir lütuftur; yemek-su ve uyku ihtiyacı olan annenın hepsinden önce uykuyu seçip yatağa koşmasıdır ama bu rüya da gazlı bir bebeğin k.ka yapma çalışmalarına destek olmak için kısa sürer genellikle.
Kimi zaman yemeden ve içmeden de annenin sütü olur yeter ki psikolojisi sağlam olsun, ay süt var mı yok mu kaygısına kapılmasın (zaten bu kaygıya fırsatı bile yoktur) cümlesinin bilimsel kanıtı olmaktır.
Evi ok goturmesine göz yummak, belediye evi basmasın diye yardım almak gerektiğinin farkına varmaktır. Benim gıbı evin durumunu hiç de dert etmeyen, aman bende çocuklarım da mutlu olalım da gerisi teferruat diyebilenler için sorun değil fakat titiz olanlar için çok sancılı bir durumdur.
Bir de yemek yapmaya bile fırsat bulamamaktır. Yemekle ilgili en büyük başarısı çorba yapabilmiş olmak ve ona da masum büyük çocuk aç kalmasın diye mecbur kalmaktır. Bence böyle iki çocuklu, yeni doğum yapmış kadınlar için bir kampanya başlatılmalı: her gün bir tencere yemek! Konu komşu, gelen giden elinde yemekle gelse her gün ne süper olurdu, hayali bile güzel. Hoş şu sıra dostlar rahatsız etmeyeyim inceliğinden olacak herhalde kapımı açmaz oldu, bu da ara sitem olsun:) herhalde bu kız bebeğe mevlüt yapar biz de o şekilde aradan çıkarırız ziyareti diyenler var ama beklenen son kişi gelene kadar mevlüt yapmaya da niyetim yok biline.
Son olarak, düzenli bir blog yazarı olarak bloguna yazamamak, bakamamak, kumanda panelıne bile ugrayamamaktır. Hatta ve hatta bılgısayarı açmaya dahi imkan bulamamak, varsa işte biraz teknolojik akıllı telefonunla iki ara bir derede yazıp maille bloga postalamaktır. Bakınız: ben;)
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.






