4 Ekim 2011 Salı

Anne Dostu Toplum

Emzirme Reformu hareketinin artık çoğu kişi tarafından bilindiğini düşünüyorum. Sevgili Blogcuanne ve arkadaşları oluşturdukları bu platformu bir adım daha öteye taşıyarak “Anne Dostu Toplum” hareketine dönüştürdüler.
Emzirme Refurmu’yla emzirmenin önemi, ilk 6 ay sadece anne sütü ve her annenin emzirmeye teşvik edilmesi için toplumsal desteğin gerekliliği vurgulanıyor.
Ben kızımı 1,5 ay emzirebildim lakin emzirme mücadelesini sonuna kadar verdim. O dönem yaşadığım, üzüntü, sıkıntı, stres içinde belki 1,5 ay emzirebildiğim için bile şükretmeliyim. Şimdi en büyük hayalim, ikinci bebeğimi istediğim gibi emzirebilmek.
“Anne Dostu Toplum” hareketini kesinlikle destekliyorum. Çünkü toplumsal yaşantının her alanında anneler ve bebekleri için o kadar çok eksik var ki, bunun mücadelesini biz anneler vererek yanlış olan şeyleri düzeltmek zorundayız.
Benim “Anne Dostu Toplum” kavramından anladığım şey, bir annenin bebeğiyle beraber toplum içinde her türlü ihtiyacını karşılayabilmesi, kalite ve konfora öncelikli olarak sahip olması ve her koşulda saygı görmesidir. Ne yazık ki, toplumumuzda bu bahsettiklerim çok kısıtlı olarak belirli ortamlarda sağlanıyor.
Aslında konu çok derin hatta hangi birini sayayım ki denilecek kadar da büyük ama ben diğerlerini idare etsem de! benim için gerçekten sıkıntılı tarafından bahsetmek istiyorum.
Ben var ya ben, bugüne kadar kızımla 5-6 kez taksiyle yakın mesafe gitmişimdir ve hep arabayla seyahat etmişimdir. Gerçekten bugüne kadar, kızım toplu taşıma araçlarından herhangi birine binmedi. Öncelikle araba imkanımın olması elbette ki benim için büyük bir şans ve bu duruma hele ki bu şartlarda ne kadar şükretsem az ama ya imkanı olmayanlar. Ya da benim imkanım olmasaydı?
İmkanım olmasaydı yine de biliyorum ki, kendimi kısıtlardım ve gerekli olmadıkça gitmezdim bir yere. Peki neden?
Oto koltuğu yasal bir zorunluluk haline gelmişken söyler misiniz bana bu sadece kişisel otomobiller için mi geçerli. Yani bir taksiye bindiğimiz zaman oto koltuğunu da kucağımda taşıyamayacağıma göre bebeğim kucağımda hiçbir güvenlik önlemi olmadan gidiyor. Öncelikle taksiler bu durumdan muaf sayılıyor demek ki. Hadi bebekken ana kucağıyla idare ediyordum, ana kucağına koyup götürüyordum yanımda peki ya şimdi… Oto koltuğunun 10 dakikalık mesafe de bile olsa kullanılmasının bir bebeğin güvenliği açısından ne denli önemli olduğunu bilmeyen varsa lütfen araştırsın.
Öğrencilik yıllarımda minibüse çok binmişimdir. İstanbul’da minibüs demek ne demek bilir misiniz? Gerçekten canın Allah’a emanet gitmek demek! O minibüslerin kural tanımaz, çılgınca gidişleri vardır bazen insanlar şoförü uyarma noktasına bile gelir. O zamanlar minibüse binen bebekli kadınları görürdüm, hemen birileri kalkıp yer verirdi peki bu yeterli mi? O minibüs de bebeğin güvenliği için gerekli şartlardan muaf olsa gerek.
Şu anda da genelde metrobüse biniyorum gerekince, tabi kızım yokken. Yine aynı sorun, bebekler annelerin kucağında hatta bazen bir türlü yer verilmeyen annelerin kucağında!
Kısaca, toplu taşıma bir anne için içler acısı durumda. Bir bebeğin güvenliğinin düşünüldüğü tek yer kendi aracı tabi o da anne-babası duyarlı ve bilinçliyse. Kimse abarttığımı söylemesin bana, toplu taşıma da gerçekleşebilecek her kaza da ölebilecek her bebek sadece bir cinayettir! Bu cümleyi çok zor kurdum ama kurmak da zorundaydım çünkü gerçek bu.
İnsan, başına nerede ne geleceğini asla bilemez ve olan aklımızda bize boşuna verilmemiştir. Benim aklıma gelen en öncelikli problemlerden biri bu, şuan kucağında bebeğiyle toplu taşımayı kullanan yüzlerce anne var trafikte.
Toplu taşıma araçlarında belli sayıda oto koltuğu bulundurulması zorunluluğu hatta onlara özel yer yapılması acaba uçuk bir hayal mi?
Lütfen hepimiz duyarlı olalım ve şuan beni okuyanlar, sizde kafanıza en çok takılan ama olması gereken bu değil dediğiniz, böyle olmamalı dediğiniz şeyleri yazın. Bence, bir şeyleri değiştirebilmek adına en basit şey olan yazmak bile kimi zaman çok büyük bir eylem olabilir. Bunu zaman gösterecek.



4 yorum:

my little world dedi ki...

Evle okulun arası yaklaşık bir buçuk saat otobüsle,hamileyken insanların sürekli başlarını çevirmeleri,of bu nereden çıktı şimdi der gibi sağa sola oflayıp puflamaları yüzünden otobüse binemez olmuştum utancımdan.Sarı minibüslere biniyordum ayakta yolcu almıyorlar diye ama bir defasında 7 aylık hamileyken tüm dolmuşlar dolu gelmişti,yağmur yağıyordu ve otobüse binmek zorunda kalmıştım.Tam 1 saat ayakta gittim ve bir Allahın kulu yer vermedi,ayaklarımın sızısını ve yer vermesi gerektiğini hissettiği halde vermek istemediği için vicdanıyla cebelleşen genç bir adamın sinirli,gergin bir şekilde göz göze gelmemek için sağa sola baktığını,unutamıyorum.Yerin dibine geçsem de herkes rahatlasa demiştim.Trafiğin çok sıkışık olduğu günlerde dayanamayıp otobüsten yolda kaç kere indim saymadım bile..Halbuki her otobüste hamile olmuyor ki,kırk yılda bir denk geliyoruz hamilelere.Neyse,'Anne dostu toplum' demişsiniz de yazasım geldi:)Bence bir kaç fırın ekmek yemeliyiz toplumca:))

içimizdeki karnaval dedi ki...

Uçuk bir hayal değil bence...hatta gerekli..Ben toplu taşıma binmek zorunda kaldığım zamanlarda Yağız la birlikte ayakta gittim.Kimse yer vermedi.Ara duraktan binmek gafletinde bulunmuşum...İnsanlık kalmamış hiç çağımızda...
bende 14 ay emzirdim hatta istanbul a ilk geldiğimde emzirme danışmanlığı yaptım ve 1 yıl anne sütünü destekleyen bir firmada çalıştım..
Ne olursa olsun anne sütü şart ve süt için sadece psikoloji yeterli.İnanmak ve doğru kodları beyne ulaştırmak bebeğin sütüne kavuşması için atılacak en büyük adımdır ...Keşke tüm lohusalar buna inansa ve çatlakalrı umursamasa :)

Blogcu Anne dedi ki...

Bu, çok büyük bir boşluk. Ancak bunu ben Amerika'da da gördüm. New York'ta bile, çocukların özel otomobillerde oto koltuklarında oturma zorunlulukları varken -ve bu katiyetle uygulanırken- taksilere ve toplu taşıma araçlarına gelince aynı şey söz konusu değil. Pratikte bunun uygulaması nasıl olmalı, bilemiyorum.

Ben arabasız bir yere gideceğim zaman taksiden ziyade otobüsü tercih ediyorum, daha güvenli geliyor.

ÇokBilmiş dedi ki...

Oto koltuğunu geçtim, anakucağını bağlamak için emniyet kemeri bulunamıyor taksilerde. Fakat ilginçtir, ne zaman taksi durağını arayıp "Arka koltuğunda emnyet kemeri olan bir taksi rica ediyroum" desem inanılmaz beyefendi şoförler geldi. Bu da garip bir gözlemimdir nacizane :)