13 Eylül 2012 Perşembe

Gelgitlerim


Çocuklarımı seviyorum hem de canımdan çok. Varlıklarından da en ufak bir şikayetim olamaz elbette ama bu iki çocuklu olma durumu benim dengelerimi gerçekten bozdu. İki çocuğumun da bu kadar yakın yaşta olması çok istediğim bir durumdu oysa ama değişen hayatım, artan sorumluluklarım beni zaman zaman bunalıma sevkediyor. Önüm, arkam, sağım, solum, dört bir yanım çocuk. Sadece iki çocukla kendimi kreşte gibi hissediyorum.
Bu durumu algılama biçimi, kabullenme, duygu dalgalanmaları kişiden kişiye çok değişir eminim. Herkesin farklı yaşam biçimleri, sosyal hayatları var ve işte tam da bu noktada düğümleniyor her şey benim için.

Tek çocuğum varken, elim kolum bağlı değildi. Hiç çocuğum yokken de evde oturan bir tip olmadım. Hep bir koşturmanın, sorumluluğun içindeydim. Kızım doğduktan sonra da onu hiçbir zaman tam zamanlı, uzun vadede bırakmayı göze alamasam da nefes alacak fırsatım oluyordu hep. Çocuk sahibi olmama rağmen çok rahat ve özgürmüşüm şimdi anlıyorum. Aynı zamanda Yüksek Lisans yapıyor olmak, mesleğim adına çaba sarfedip hedefler koymak bile yetiyordu. Her şeyin dejenere olduğu günümüzde doğru, dürüst, ilkeleri olan, ahlaklı, kültürlü bir insan evladı yetiştirmenin çok büyük bir başarı olduğuna inanmakla birlikte, insanın çalışıp, çabalayıp, işe yarama duygusu da bambaşka bir şey biliyorum. Kısaca ucundan, kıyısından yapıyordum bir şeyler tek çocukluyken. İki çocuktan sonraysa, birini bıraksam biri hep yanımda olmak zorunda oldu.

Oğlum zaten benden 1 saatten fazla ayrılamayacak kadar düşkün bir çocuk. Her anım dolu dolu çocuklarımla geçiyor ve bu dolu dolu vakitler bazen bıkkınlık ve yorgunluk veriyor bana. Onlarla sürekli evde vakit geçirmek zorundayım, yanımda eşlik eden biri yoksa ikisiyle parka bile inmem mümkün olmuyor. Hal böyle olunca da sabah 8 civarı başlayan gün akşam 9 civarı sonlanınca ben tükenmiş oluyorum. Bu tükenmişlikle beraber, insanın iç sesi ister istemez neredeyim, sadece 4 yılda nereye geldim, evlilik ve 2 çocuk ne büyük sorumluluk ve zorlukmuş, nefes almak, gitmek, okumak, başka şeylere yorulmak istiyorum diyerek isyan ediyor. Hele ki benim gibi, çocuğunu imkanı varken 4 yaşına kadar kreşe bırakmaya asla içi elvermeyen duygusal anneyse. Zaten 4 yaşta anasınıfı olacak bugünkü eğitim sisteminde ama hesaplarıma göre kızım 4 ay farkla 5 yaşında okula gitme durumundan yırtıyor.

Velhasıl, bana sadece evinin hanımı, çocuklarının annesi olma durumu çok ağır geldi. Yüksek Lisans’ı çok az kalan işime rağmen askıya almaya niyetliyken vazgeçtim ve gerekirse kızımı babaannesine bırakıp yanıma da yardımcımla oğlumu alıp giderim okula, onlar beni beklerken 1-2 saat girerim laboratuvara bitiririm işimi yavaş da olsa diye hayal kurmaktayım bu sıra. En azından ara sıra suyun yüzüne çıkıp nefes almış olurum, en azından bugünün işini yarına bırakmamış olurum, en azından hayatı ertelememiş olurum, en azından zoru başardığım için gurur duyarım kendimle.

9 yorum:

Sevgi dedi ki...

canım benim ya.. çocuk gerçekten evin neşesi.. ama kendimizi çok ihmal ediyoruz.. bu da bizi depresyona sokuyor.. arada nefes almak lazım..

perilievren dedi ki...

Sevde'cim tek çocuklu olmama rağmen senin hissettiklerini ve düşündüklerini ben de çok yoğun yaşadım. Zaten bloguma yazdıklarım da hep bu doğrultudaydı. Son zamanlarda biraz rahat zamanlar geçiriyorum ve bunun sonucu olarak bu konularda düşünme fırsatım oldu...Bakış açımı değiştirmeye çalışıyorum...Şimdi uzun uzun yazmayayım düşündüklerimi ama bunları benim ifade edeceğimden daha iyi ifade etmiş bir arkadaşımın yazdıklarını okumanı tavsiye edeyim. rahat bir zamanında oku...

http://yenibiranlam.com/2012/04/06/teslimiyet-uzerine/

http://yenibiranlam.com/2012/07/23/bebek-dergahinda-bir-yil/

Adsız dedi ki...

En azindan mutlu cocuklari olan, mutlu bir anne ol. Birak kariyer kaldigi yerde kalsin, yorma kendini ve miniklari, 5 yil sonra devam etmen neyi degistirir. En azindan cocuklarinin sana en cok ihtiyaci oldugu zaman yanlarinda olursun. Mutsuz cocuklari olan kariyerli bir anne yerine mutlu cocuklu bir anne olmak daha yeg degilmidir.

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Sevgicim; haklısın canım.

Evrencim; bamtelime parmak bastın. Tam o aradayım işte ama tek bildiğim çocuklarımı bana ihtiyaç duydukları dönemde bensiz bırakamayacağım ve benim bakımıma ihtiyaç duydukları sürece sadece bakımlarının benim tarafımdan yapılması için elimden geleni yapacağım. Bunalmak, yıpranmak bu işte gerçekten çok normal ama annelik bu başka hiçbir şeye benzemiyor.

Adsız; beni sık okuyan ve tanıyan bir değilsiniz sanırım. Kariyer ya da hırsları uğruna çocuklarını mutsuz edecek en son insanlardan biriyimdir herhalde. Benimki sonuna kadar gelinmiş bir kaç günlük iş ve yarım kalıp arayı açınca başa dönmüş gibi olmaktansa bitirmek üzereyken halletmenin çabasını vermek diyelim. Mutlu anne mutlu bebek. Sevgiler.

tijen miriam dedi ki...

lutfen yap,planladiklarini,istediklerini..hepimiz anneyiz ama anne olmak demek biray oldugumuzu unutmak demekmi?cok uzulerek soyluyorum ama Turk anneleri bu ikilemde cok boguluyor.bu is hirs yapip kariyer yapmak pahasina cocuklarini ihmal etmek degil ki,ne kadar yanlis..2 cocugunda olsa hayattan elini etegini cekip onlar kendi ayaklari ustunde duracak yasa gelene kadar dort duvar arasindami yasicaksin?anne olmak demek 7/24 cocuklarin yaninda olmak demek degil ki.sende cok iyi biliyosun ,o yuzden hic vicdan yapma ve derhal harekete gec lutfen.ben 15 sene sonra ikinci kez anneligi taddigimda daha birinci ayin sonunda ne halt ettim ben dedim.oglum 2 yasini doldurdugunda isime geri dondum ve inan ki hayat toz pempeye dondu tekrar.cok opuyorum seni..

hanhildem dedi ki...

Yakın bir arkadaşın falan yok mu etrafında çocuklu seni anlayacak? Keşke yakın olsak :D Benim ikinci bebiş gelince birlikte delirirdik :)

Şaka bir tarafa evet zor oluyordur tahmin edebiliyorum. Bir de iş hayatına mola verince. Ben de mola verdim sıkıldım, batladım ama sonra bir baktım kızıma yansıtıyorum bunu hemen kendimi toparladım. Sağolsun eşim de yardımcı olmaya çalışıyor.

Bu da gelir bu da geçer arkadaşım. :) Evet yaşları çok yakın ama ileride biz rahat edeceğiz yani inş.

Sevgiler...

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Tijencim; teşekkür ederim çok haklısın. Hepimiz çocuklarımızı çok seviyoruz, onlar için her şeyin en güzelini ve iyisini hayal ediyoruz ama gel gör ki insanız.

Hanhildem; keşkeeee:) dur daha seninki gelmedi hele bi gelsin delirip delirmemeye o zaman karar ver.Belki sen süper muhteşem kotarırsın bu işi;) belli olmaz ben altından kalkamadım ama senin iki çocuklu yazılarını yazacağın günleri merakla bekliyorum.

GeCe dedi ki...

aynu gelgitleri ben de tek çocuklu olmama rağmen yaşadım ve yaşıyorum da. ancak zamanla düzene girdikçe onlar da yoluna girecek merak etme. şu an kızım 6 aylık ama yavaş yavaş az da olsa zamanımın kalmasına şaşıyor ve seviniyorum. günler çok çabuk geçiyor bir süre sonra istediğin düzen kendiliğinden gelecek merak etme

Adsız dedi ki...

ben iki çocuk annesiyim 15 yaşımda idim kızımı kucagıma aldıgımda 16 yaşımda da oglum dünyaya geldi ve eşimi kaybettim tek başıma büyüttüm çocuklarımı ailemden bile destek almadım şimdi kızım 19 yaşında oglum 18 ve ben çocuklarımla çok mutluyum kariyermiş umrumda bile degil ben kendim için yaşamayı unuttum benim tek hayalim çocuklarımın okuyup bi yerlere gelmesi evlenip mutlu olması :)