18 Temmuz 2011 Pazartesi

Ben Böyle Değildim

Son zamanlarda bende bir unutkanlık baş göstermeye başladı ama ne unutkanlık. Ben hiç böyle biri değildim oysa, küçüklüğümden beri bir yere gidince annemle babama bile şunu aldınız mı diye hatırlatırdım her şeyi, bu kız hiçbir şeyi unutturmaz derlerdi bana. Hele ki kendime ait bir şeyi unutmam mümkün değildi, başıma pek gelmemiştir böyle olaylar.
Geçenlerde bir alışveriş merkezinde dolaşıp, sonra da restoran’a oturup bir şeyler yedik eşim ve kızımla. Kızımın suluğu vardı yanımızda. Otoparka inince bir baktım suluk yok ve işin kötü tarafı nerde unutmuş olabileceğim hakkında en ufak bir fikrim de yok.
Kızımla bir yerde geziyor olmak bile, gezinin sonuna doğru bir işkenceye dönüyor. Otoparktan çıkıp suluğu aramak tam bir eziyet olacaktı ama iyi de para vermiştim suluğa ve eşim mecburen çıkıp aradı. İlk olarak restorandan başlamış aramaya ve isabetli olmuş, suluk elinde geldi yanımıza.
Yine ondan birkaç gün sonra başka bir alışveriş merkezindeydik. Buradan alışveriş merkezlerinden çıkmıyorum sanılmasın tabi. Bayanların ince çorap kabusu geneldir herhalde, her çorap kaçmaya mahkumdur. Bana da pek dayanmaz çoraplar ve zavallı eşim de bıkmıştır bitmek tükenmek bilmeyen çorap ihtiyacımdan. Bir de illa belli bir markanın ürününü giydiğim için her yerde bulmakta pek kolay olmuyor. O gün eşim bana, ne olur toplu olarak al ve 1 ay falan çorap deme dedi. Bende epey bir toplu olarak aldım ve otoparka geldiğimizde poşet yoktu. Ben biraz hafızamı zorladım nerde unutmuş olabileceğime dair ve girdiğimiz marketin sepetinde unuttuğuma kanaat getirdim. Sepette bulan birileri danışmaya teslim etmiş ve onu da rahatça bulduk şükür ki.
Ve asıl bomba şimdi anlatacağım hikaye. Birkaç gün önce, eşim ve kızımla Sultanahmet tarafına gezmeye gittik. Bir yerde oturup bir şeyler yedik ve kapalı bir yerde boy-kilo-yağ oranı tartıları dikkatimi çekti. Bende bu sıra kilo takıntılı olduğum için, kilomu resmi olarak belgelemek istedim ama tartı açıklamalı fişi vermeyince hüsrana uğradım o ayrı bir durum. Hemen sonra otoparka gittik ve tam arabanın yanında bir de baktım çantam yok. İçinde kimliklerim, ehliyetim, cep telefonum, bütün gerekli kartlarımın olduğu çantam yok ki parayı hiç düşünmüyorum bile. Eşim hemen geri döndü ve önce oturduğumuz restorana bakmış bulamamış. Sonra tartı gelmiş aklına ve hemen tartıya gitmiş. Etrafta yokmuş ama yakınındaki çay ocağına sormak gelmiş aklına. Adam, çantanın etrafında şüpheli tiplerin gezdiğini, almaya niyetlendiklerini ama o önce davranıp çantayı dolaba kilitlediğini anlatmış ve sahibi gelir belki demiş. Nitekim aradan 10 dk. dahi geçmemişti eşimin gidip çantayı sorması. Sonuç çantam da bulundu ve ben ne kadar mutlu oldum anlatamam. Çantamın bulunamadığı durumdaki senaryoları düşününce epey bir rahatladım ve sanki büyük bir hediye almış gibi hissettim kendimi.
Bu arada yazıda bahsi geçen suluğu da tatile gitmeden önce anneannemde unutmuştum ve henüz görüşemediğimiz için hala onda.
Durumum oldukça vahim dimi? Biraz internette araştırdım da doğumdan sonra görülebilen bir durummuş. Bir de kansızlık ve uykusuzluktan olabilirmiş. Bilmiyorum bendekinin net açıklaması nedir ama tez vakitte bir doktora görünmemde fayda var.
Çocuğu olan herkes buna katılacaktır, çocuk insanın aklını başından alıyor. Hele bir yerlere gidince, bir süre sonra pusetinde oturmaz kucağa gelmek ister ya da illa yürütülmek ister ve illa anne-baba elinden tutmak zorundadır ki o sıra da anne-babayı gören herkesin yüzünde bir tebessüm belirir,  su ister mızırdanır, sıkılır ağlar vs. Tabi bu 1 yaşındaki bebekle hayat, biraz büyüdükçe bu listenin ve dertlerinin büyüdüğüne de eminim. Çocukla gezmek ve çocuksuz gezmek arasında o kadar fark var ki bu da başka bir yazının konusu.

2 yorum:

içimizdeki karnaval dedi ki...

Çanta olayında nutkum tutuldu.Allahtan bulmuşsunuz ...Unutkanlık başa bela doğrusu.Doğum sonrası hepimiz yaşadık.Zamanla geçiyor , geçmese hayat felaket olur....
Umarım senin unutkanlığın da çabuk geçer :)

ummuseyyaf dedi ki...

ben de her doğumda kadınların hafızasının zayıfladığını duymuştum. Bu da kanıtı herhalde. :)
Bu unutkanlıktan da ziyade sanırım dediğin gibi, çocukların peşinde koşturmaktan her şeyi aynı anda düşünememe durumu. Allah kolaylık versin.